“ Pencereden dışarı bakıyorum.
İçimde ateşler yakıyorum.
Yaptığım her yemek o ateşte pişiyor.
Doğurduğum her çocuk o ateşte eriyor.
Sevdiğim her erkek o ateşte ölüyor.
Bir bardak su içsem…söner mi ?
… “
“ Sadece geceleri sokağa çıkıyormuş diyorlar…. Evin bulunduğu yer geceleri hiç tekin değilken…”
“ Onun için asıl tekin olmayan gündüzler… çıplak gözle görünebileceği haller. “
“ Çirkin ya da sakat mıymış ? Görünmesini istemediği bir hali mi varmış ? “
“ Hayır. Sadece üzgünmüş…çok üzgün…”