İlkokul ve lise yıllarımda semtler arası otobüs yolculukları yaptım her sabah ve akşam. O yaşlarda da yazmayı sevdiğimden ben de yolcuların yüzlerini incelerdim. O zamanlar insanlardan gözlerini kaçıran biri değildim. Rahatlıkla izler, kafamda hikayeler yazardım.
Bu huy Aslı Tohumcu'da da varmış ama o kafasında bırakmamış, yazıya dökmüş. Bir semt otobüsüne binen yolcuları ve otobüs şoförünü konu edinmiş. Her birinin bir hikayesi var. Bu hikayelerin kimi birbirini teğet geçiyo, kimi birbirine değiyo. Ama bir şekilde çeşitli insanlar kendilerine has hikayeleriyle bir aradalar işte. Bazen bu romandaki gibi bir otobüste, bazen bir hastanede, bazen bir cafede, sinemada, alışveriş merkezinde, sokakta. Bu hikayelerden bir kısmını anlatmış yazar.
Şimdi daha da dikkatli bakacağım etrafıma sanırım. Gözlerimi kaçırmaya çalışmadan, karşımdakini de rahatsız etmeden seyredeceğim insanları, kim bilir belki bir gün ben de yazarım hikayelerini.
Önsözde Dostoyevskinin "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık" sözünden bahsediliyor. Akakiy Akakiyeviç'in paltosu bu. Sıradan bir memur olan, kendi halinde bırakılmayı isteyen ama bunu bile dile getirmekten çekinen Akakiy'in paltosu. Yama yaptırmaktan yıpranan eski paltosunun yerine almak istediği, zar zor parasını biriktirip alabildiği bu palto yatağına yatıp ona sahip olunca çok sevineceğini düşünerek gülümseyerek uyuduğu palto.
Gogol yoksul bir insan üzerinden ancak çabalayarak elde edilen şeylerin değerinin bilindiğini anlatmış. Yoksulluğun insana bir paltoyu bile isterken bunu hak edip etmediğini düşündürdüğünden, almak için nelerden vazgeçmesi gerektiğinden, (ki bazıları da başka bir kıyafet ya da yenmeyen akşam yemeği gibi şeyler) bahsediyor. Yani öyle bir palto almaya çalışılan bir hikaye değil sadece. Derininde başka şeyler olan uzun bir öykü Palto.
Okuduktan sonra neyi bu kadar tutkuyla istedim ki diye düşündüm. Bir eşya bile bu kadar tutkuyla istenebilir mi dedim. Acaba böyle tutkularımın olmaması elde edip kaybedersem korkusu mu, kaybedince üzülürüm endişesi mi? Hepimiz o paltodan çıkmadık bence, ama hepimizin arayıp bulmak istediği, bulunca kaybetmek istemediği paltosu var.