Kitap sayfalarında Körlük kitabı o kadar çok karşıma çıkan bir kitap oldu ki, bir süre alıp okumak istemedim. Çok övüldüğünde değil de ben merak ettiğimde bir kitabı okumak daha anlamlıdır benim için.
Konusuna gelirsem, trafikte yeşil ışığın yanmasını beklerken kör olan bir adamla başlıyor olaylar. Sonra muayene olmaya gittiği doktor, muayenehanede bekleyen diğer hastalar, ilk kör olan adamın karısı sırayla kör olurlar. Ama bu körlük beyaz bir körlüktür. Nedeni bilinmeyen bu durumun bulaşıcı bir hastalık mı yoksa başka bir şey mi olduğu araştırılırken sırayla kör olan herkes karantina altına alınır. Ancak karantinada kaldıkları yerde bir sürü talihsiz şeyler yaşarlar. Dışarda neler olduğundan haberleri yoktur ve içerde onlara tek bir kişi yardım etmektedir. Adı bilinmeyen ülkenin adı bilinmeyen insanlarının yaşadıklarını anlatan, dili beklediğimden akıcı olan bir kitap Körlük.
Yazarı yıllar önce bir televizyon programında bu kitabını anlatırken görmüştüm ilk kez. Kitabın isminin nerden geldiğini anlatıyordu, ki okursanız ilginç bir hikayesi var öğrenirsiniz. Ben iki kere okudum romanı çünkü ilk okuduğumda da beğenmeme rağmen zamanla yazarın diğer kitaplarını da beğenerek okuyunca bu romanı bir kere daha okumak istedim ve daha çok beğendim.
Beyrut'un, yazarın "benim Beyrut'um" dediği Beyrut'un sokaklarını, insanlarını, kültürünü anlatıyor Muz Sesleri. Birçok karakterle, birçok hikaye var aslında kitapta. Beyrut'ta bir apartmanda yaşayan insanların ve yolu, hikayesi oraya götürdüğü için Beyrut'tan geçen insanların anlatıldığı bir roman.