Doğduğun ev kaderindir ama coğrafya her zaman kader değildir.dünyanın en şanslı kız çocukları babaları tarafından koşulsuz sevilen kızlardır.babasının sevgisi,açık görüşlülüğü,merhameti sadece kendi kızının değil binlerce kızın hayatını değiştirmiş.ben kitabı okurken Malala’dan çok babasına hayranlık duydum.öyle bir coğrafyada kız çocuklarının eğitim haklarını savunmak körler ülkesinde ben görüyorum demek gibi birşey.çok şey öğrendim bu kitaptan.canınız pahasına bile olsa inandığınız şeyden vazgeçmeyin.cehaletin en büyük düşmanı kadındır.çünkü kadın öğrenirse kendi çocuklarına da öğretir.kitap aslında çok yakın tarihi anlatıyor ama benim yaşadığım şartlara o kadar uzak ki sanki 1900 lerin başı.Türk kadını olarak sonsuz hak ve özgürlüğüm için Ata ‘ma bir kez daha minnet duydum.son olarak Mehmet Akif’in bu hikayeyi en iyi özetleyen dizelerini paylaşmak istiyorum “Yumuşak başlı isem,kim demiş uysal koyunum.Kesilir lakin çekmeye gelmez boynum “
Sadece başladığım kitapları sükunetle bitirmek istiyorum.hangi şartlarda okuduğumu görseler yılın okur ödülünü tartışmasız kazanırım.sürekli elimdeki kitabı almaya çalışan,bulduğunda ayracı çıkartan,okumayı bırakmam için saçlarımı çeken,sürekli anne diye elimi tutup odadan odaya sürükleyen sesi çıkmadığında mutlaka zarar işlediğini düşünüp elimdeki kitabı bırakmama sebep olan 2 yaşında hiperaktif bir erkek bebesine rağmen okumaya çalışıyorum.ha birde sürekli anneeaa ne yemek var diyen boğa burcu 13 yaşında ergenim var.istediğinde okuyup istediğinde kitabı bırakabilen insanlar siz ne şanslı kullarsınız.alın bugünde buna şükredin