Hayatta her zaman her şey yolunda gitmiyor öyle değil mi? Bazı zamanlar çözmeye çalıştığımız problemlerle karşılaşıyoruz. Çoğu kez de o problemlere takılıp kalıyoruz. Peki ya takılıp kalmak yerine, onları olduğu gibi kabul edip fırsata dönüştürmeyi denesek?
İşte Berthold Gunster’ in Tersine Düşünmek kitabı tam olarak bunu öğretiyor. Problemleri, “problem” olarak görmek yerine, onları farklı bakış açısıyla değerlendirmek.
Karşımıza çıkan zorlukları, bu bakış açısıyla tersine düşünmeye çalışırken, yaratıcılığımızı da geliştiriyoruz bir yandan. “Bu neden benim başıma geldi” diye hayıflanmak yerine, “Bundan ne yaratabilirim” diye sorsak nasıl olurdu? Ya da şu soruları sormak da farklı bir kapıyı aralamaz mıydı bize?
Çözemediğim bir soruna fazla odaklanırken, kaçırdığım fırsatlar var mı? Kontrol etmeyi bırakırsam hayat bana ne öğretmek ister?
Bir de zorlaştırıcı unsurlar da var tabii. Örneğin siz bir problemi çözmeye çalışırken, onun olamayacağına dair olumsuz yorum yapanlar. Nedenini sorarsanız, kalıplaşmış bir kaç cümle savurmaktan öteye geçemez çoğu. Oysa her olayda ya da durumda göremediğimiz birden fazla pozitife giden bir bağlantı bulabiliriz.
Goethe’ nin kitapta yer alan bir sözü: “Görülmesi en zor şey, gözünüzün önündekidir”.
Yazar da şöyle diyor: “Tüm gerçekleri bildiğinizi varsaymadan önce, bir durumu farklı bir şekilde görmenize yardımcı olacak başka ‘parçalar’ olup olmadığını kontrol etmek için her zaman etrafınıza iyice bakın”.