Derya

Derya
@_benderya_
IG--> instagram/ _ben.derya_
İnsan Kaynakları Yöneticisi
Yüksek Lisans
43 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
9/10
·168 syf.··
2025 4. kitabı
İçinizi sıcacık hislerle kaplayacak birbirinden farklı 40 öykü. Fondaki alıntı da “Nergis” hikayesinden. Her gün yanından geçtiğiniz, her geçişinizde mutlulukla baktığınız köşe başındaki çiçekçi artık yok. Ruhunuzdaki mutluluk da o çiçekçiyle beraber taşınıp gitmiş. Bir başka hikayede “Bir daha ki sefere” cümlesi bendeki tam karşılığını buldu. Eşimin işi gereği çıktığı deniz seferlerinden döndüğünde, o kısacık izninde yapamadığımız her şey için “bir daha ki sefere” derdik. Basit kalırdı ağlayarak sefer hazırlıkları yaparken. Bir daha ki sefer 6 ay sonraydı çünkü. O yılları anımsattı bana, Beyaz Kaptan’ın Gemisi Tencere Kapak hikayesi. Eğlenceli olduğu kadar ironik de. Aynı şekilde, Süpüristan’ da İşler Kolay Yürümüyor hikayesi. Boş Zamanlarımızda Kitap Okuyalım Bakanlığı’ nın külyutmaz müsteşarlarından Ferforje Bey’i tanımanızı çok isterim Bazen ters köşe, bazen ironi, bazen hüzün. Ama hepsi de düşündüren hikayeler. Yaz erken gelir mi bilmem ama dedim ya içinizi ısıtacak bir kitap bu Belki siz de hikayelerden birinde kendinize ait bişeyler bulursunuz. Ben çok beğendim. Size de tavsiye ederim.
Belki Yaz Erken GelirYekta Kopan · Can Yayınları · 2024831 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Derya

, bir kitap okudu
9/10
·168 syf.··
2025 4. kitabı
Yekta Kopan
7.1/10 · 831 okunma
9/10
·128 syf.··
2025 3. kitabı
Neden erkekler şarap içiyorken kadınlar su içiyordu? Cinslerden biri o kadar varlıklıyken diğeri neden yoksuldu? Yoksulluğun kurmaca üzerine nasıl bir etkisi vardı? Sanat eseri yaratmanın koşulları nelerdi? Shakespeare’in kız kardeşi de, en az onun kadar ünlü bir yazar olabilir miydi? Virginia Woolf, kendisinden istenen ‘Kadınlar ve Kurmaca’ konulu konuşma yapması için, işte bu soruların peşine düşüyor. Cevaplarını ise British Museum’da rafların arasında ve tarihin derinliklerinde arıyor. Raflarda gezinirken kadınların yaşadığı zorluklar da bir bir gün yüzüne çıkıyor. Bundan 100 yıl önce, okuma yazma bilen ve daha da ötesinde öykü, roman ya da şiir yazan kadınların nasıl zorbalığa uğradığını anlatıyor. Raflarda 19. yy’ a kadar tüm yazarları araştırıyor. O dönemde kadınlar tarafından yazılan şiirleri inceliyor. Sonuç olarak Virginia Woolf tezinde, kadınların yazma konusunda yaratıcı ve özgür olabilmeleri için “Kendilerine ait bir odanın ve maddi özgürlüklerinin” olması gerektiğini savunuyor. Virginia Woolf’ un anlatımı o kadar etkileyici ki, sade, anlaşılır ve sohbet eder nitelikte dili sizi o yıllara, o hislere götürüyor. Öyle güzel ifade etmiş ki her şeyi, karşınızda olsa sarılıp destek olma isteği uyanıyor insanda. Bize de taa 100 yıl önceden öğütler bırakmış kitabında. Velhasıl şimdiye kadar neden Virginia Woolf’u tanımadığım konusunda kendime kızmış olsam da, geçte olsa onunla tanışmış olmak beni mutlu etti.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Sia Kitap · 202448,2bin okunma
6/10
·142 syf.··
2025 2. kitabı
Sevgi ve Şükran dünyayı kurtarır diyor yazar Masaru Emoto. Donmuş su kristallerinin, insan düşünceleri, sözleri ve duygusal durumlarından etkilendiğini belirtiyor yazar. Çektiği fotoğraflarla da gösteriyor kitabında. Ayrıca suya dinletilen çeşitli müzik türlerinden etkilenip, iyi ya da kötü şekil alıyorlarmış. Örneğin bir kağıda Aptal, diğer kağıda Teşekkür ederim yazıp, iki farklı kaptaki donan suyun içinde şekil alan kristalleri fotoğraflamış. Biri harika şekli olan bir buz kristaline dönüşürken, aptal yazan kaptaki kristal kötü bir şekil almış. Aynı şekilde metal müzik (öfkeli ve hoyrat olduğundan) ve klasik müzik arasındaki şekil farklılıkları da kitapta yer alıyor. Duygusal bir müzikte de pek iyi bir şekil almamış. Fondaki müzik ile çok güzel bir şekil almış. En mükemmel şekil ise bir kağıda ‘sevgi ve şükran’ yazdığında oluşmuş. En dikkat çekici nokta ise, ortalama insan vücudunun %70’ inin su olduğunu ve gösterilen davranış biçimlerinin bir insanı nasıl etkilediğine vurgu yapıyor. Yani sürekli negatif, olumsuz sözler söyleyen biri ile vaktimizi geçiriyorsak, tıpkı buz kristallerindeki gibi kötü etkileyeceğimizi belirtiyor. Suyun, her türlü bilgiyi kayıt etme yeteneğinin olduğunu ve içinde bulunduğu ortamı hafızasına aldığını söylüyor. Ağzımızdan çıkan her kelimenin bir frekans yaydığını belirtiyor. İnsanlar arasındaki frekansa da değiniyor buradan. Bunların dışında çok daha farklı deney ve bilgiler var kitapta. Buna karşın bilimsel bir dayanağı yok. Ama olsun, ana teması sevgi, iyilik, merhamet olduktan sonra varsın bilimsel dayanağı olmasın. Verdiği mesaj ile benim gönlümü kazandı ve ayrıca su vesilesiyle aktardığı bilgiler kıymetli. İçtiğim suya ve kelimelerime daha dikkat edeceğim bundan sonra
Suyun Gizli MesajıMasaru Emoto · Kuraldışı Yayıncılık · 2017551 okunma