Derya

Derya
@_benderya_
IG--> instagram/ _ben.derya_
İnsan Kaynakları Yöneticisi
Yüksek Lisans
43 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
8/10
·64 syf.··
2025 19. kitabı
“Benim beş yaşındaki ufaklığa henüz Ejderha Sarayı’nın hikayesini anlatmadığımı hatırladım. O çok sevdiği su altı kalesinin gerçeğinin mutlaka bir yerlerde, suların derinliklerinde olduğunu. Özlemini duyduğumuz tüm o insanların, rengarenk balıklar burunlarını gıdıklarken yüz günün yüz yıl olduğu bir zamanda uyumaya devam ettiklerini.” Bu kitabın yazarı, Japon edebiyatının önemli isimlerinden Osamu Dazai’nin kızı Yüko Tsushima. O da kendi döneminin çeşitli edebiyat ödülleri almış olan önemli Japon yazarlarından. Kitap 60 sayfalık ve iki öyküden oluşuyor. Bir saatte okunabilecek bir kitap olmasına rağmen, kuşkusuz üzerine saatlerce düşünülebilecek bir kitap. Annelik, kadın olmak, 1950-1960’lı yılların (tahmini bu yıllar olduğu düşünülüyor) Japonya’sını da alt metinlerden çıkardığımız, travmaların ailede nasıl yön bulduğu ve nasıl bir etki bıraktığı, söylemek istenip söylenemeyenler, korkular, engelli insanların toplumdaki yeri vs… Bunların tümünü ise belirli objeler üzerinden vermesini oldukça yaratıcı buldum. Sular, şemsiye, duvarlar gibi. Genel çerçevede çok bağıran bir kitap değil, aksine sessizce haykırılmış bir şeyler var bu kitapta. Edindiğim bilgiye göre yazar, aslında bu kitabıyla kendi hayatında yaşadıklarını anlatmış. Gerçekte de babası Osamu Dazai, kendisi daha çok küçükken suya atlayarak inti*ar ediyor. Engelli bir kardeşi var. Bunları öğrendiğimde daha çok etkilendim. Kendi hayatından iki kesiti, iki öyküyle birleştirmiş. Birini 1983 yılında, diğerini 2014’te yazmış. Bir diğer etkilendiğim bölüm, rüyasında annesiyle yüzleştiği anları anlattığı bölüm oldu. Söyleyemediği ne varsa haykırdığı bölüm. Son bir alıntıyla bitireyim. “Bu kadar zaman sonra sana karşı kin ya da nefret duyduğum yok. Gördüğüm tek anne sendin. O yüzden diğer anneleri de sevemiyorum.
Köpeklere ve Duvarlara DairYūko Tsushima · Can Yayınları · 2024443 okunma
Reklam

Derya

, bir kitap okudu
8/10
·64 syf.··
2025 19. kitabı
Yūko Tsushima
7.3/10 · 443 okunma
7/10
·120 syf.··
2025 18. kitabı
“Bunu bekledim, çünkü beklemeye değer her şeyin kendi zamanı ve düzeni vardır.” Macar edebiyatının yazarlarından Sándor Márai’ nin bu kitabı ilk olarak Yürek Yangını adıyla yayımlanmış aslında. Ben, Yapı Kredi Yayınları’nın geçtiğimiz yıl yeniden basılıp satışa sunulduğu bu versiyonunu okudum. Öğrendiğim kadarıyla da geçen yıla kadar kitap epeyce bir süre raflardan uzak kalmış. Kitap, Henrik ve Konrad adında iki eski dostun bir gece boyunca aralarında geçen diyalogları anlatıyor. Aslında bir nevi monolog da denilebilir çünkü Konrad neredeyse hiç konuşmuyor. Tam 41 yıl 43 gün önce Konrad’ın aniden ortadan kaybolmasıyla, General Henrik’ in içinde biriken soruları, öfkeyi, sadakati, ihaneti konu alıyor ve Konrad’ın onca zaman sonra çıkıp gelmesiyle hesaplaşma başlıyor. Yıllarca konuşulmamış şeylerin ağırlığını siz de okurken hissedebilir, bir köşede onları dinliyormuş havasına bürünebilirsiniz. Yazar, hem İkinci Dünya Savaşı’ nın gölgesinde o dönemin ruhunu anlatıyor, hem insanlar arasındaki sınıf farkına değiniyor, hem de dostluğun ne denli kıymetli olduğunu vurguluyor. Çok ustaca seçilmiş, fakat bir o kadar zor, bir o kadar da düşündüren cümleleri var. Dostlukla ihanet arasında kalan bu hikaye kesinlikle okunmaya değer; ne var ki duygu yoğunluğu baskın bir kitap olduğunu da belirtmek gerekir.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
9/10
·144 syf.··
2025 17. kitabı
“Senin bu kadar mutlu olmana ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler” Bahar Eriş’in bir süredir merakla beklediğim kitabını çıkar çıkmaz, hem de imzalı olarak dün akşam saatlerinde aldım. Onca beklemeye elbette hemen okumaya başlayacaktım. Az önce bitirdim ve sıcağı sıcağına bir kaç kelam etmek isterim. Bu kitapla ilgili uzun uzadıya konuşulur hiç şüphesiz. Ancak Bahar Hanım geçtiğimiz günlerde bir ricada bulundu. Kitapla ilgili spoiler vermememizi, herkesin kendi okuyup, çıkarımlarını kendisinin yapmasını istedi. Söz dinleyen bir öğrenci olarak ben de kendimce fark ettiğim satır arası tüm mesajları gizleyerek bu kitabından söz edeceğim. Bir ricası da, paylaşmaya değer görürseniz, bir bahar şarkısını fona ekleyin oldu. Her zaman olduğu gibi bu mütevazi yaklaşımlı talebini de yerine getiriyorum. Zira bu mecrada paylaşmaya değer daha anlamlı ne kaldı ki? Kalbim kırık kapattım arka kapağını. Ama bir o kadar da umut dolu. Usulca, sessiz sedasız açmaya çalışan bir çiçeğin hikayesini okudum. Güneş görmeyen kuytu köşelerde kendi hikayesini yeniden yazmaya kararlıydı. Hayalleri gerçek bir çöp kutusundayken, zihni dijital dünyanın çöplüğünde, anlam kırıntısı arıyordu. Son cümle ile ben de göz yaşlarıma hakim olamadım. Son cümle mi? “Evdekiler bekler.” Bizim alelade dudaklarımızın arasından savurduğumuz bir cümle oysa ki…
Baharın İlk ŞarkısıBahar Eriş · Alfa Yayınları · 20251,072 okunma