Issız yolun önümüzde akıp gitmesi hoş bir duygu; çünkü yolun sonunda denize varacağımızı biliyoruz. Yol devam ediyor ve gökyüzü, aslında her şey, daha bir parlak gözüküyor.
Bir yanım babamın beni burada bırakıp gitmesini, diğer yanımsa bildiğim yaşama geri götürmesini istiyor. Öyle bir noktadayım ki ne bugüne değin olduğum kişi ne de olabileceğim yeni kişi olabiliyorum.
Catherine La Voisin, asrının “güzel” dediği, etine dolgun bir kadındı. O zamanlar Paris’in kenar mahallelerinde sokaklarda dolaşan fuhuş, çocukluk arkadaşı idi…
Theodora, 548’de kanser illetinden öldü. Cenazesinde bir çocuk gibi ağlayan Iustinianus: “Benim uğur yıldızım mukaddes kadın… Büyük hükümdar… Benim mütefekkir arkadaşım, beni bırakıp nereye gidiyorsun!” demişti.