Ne hale gelmişsin? Ey Allah'ın simâsı üzere olan. Ey Allah'ın emânetinden sorumlu olan! Ey Allah'ın meleklerinin secde ettiği! Ey Allah'ın yeryüzündeki halifesi! Evrendeki halifesi!
Para oldun, şehvet oldun, işkembe oldun, yalan oldun, vahşileştin, yırtıcı oldun, kof oldun; içi boş, bomboş! Yoksa dopdolu mu? Olsa olsa çamurla dolu, başka bir şey değil, bir hiç! Başlangıçta çamurdan, murdar bir kalıp idin. "Hamein mesnûn" (15/Hicr Suresi 26): Pis, kötü kokan çamur! Allah bu çamur olan "sana" kendi ruhundan üfledi! Hani nerede o rûh? İlahî rûh, Allah'ın ruhu! Ey çamur yiyen karga! Varlığını bu bataklıktan, yaşamını bu çamur deryasından kurtar! Kendini hemen sahile at. Ey çürümüş beden, ey çamur cesedi! Bu "utanç verici" şehir, bağ ve bayındırlıktan, yarımadanın güneş ve çölüne baş koy. Kuru, kızgın, kum deryası çölünde, vahyin yağdığı göğün altında Allah'a yönel.
Ey kurumuş ve sararmış içi boş ney! Gurbet, sürgün ve yabancılıktan inle dur! Ey yabancıların, düşmanların eğlence aracı! Ey başkalarının dudaklarına tatlı melodiler konduran! Kendi sazlığına yönel.