Ne kadar uzun sürmüş bitirmem. -ama olsun bu süreçte yaşadığım onca şeyden ötürü kendimi affettim bile-
Evet yine bende bir sorun olduğunu düşündürten ve "neden şimdiye kadar okumadım" dedirten bir kitap. Felsefi yoğunluğu olduğu için dönüp dönüp tekrar tekrar okuduğum ve yer yer sıkıldığım olduysa da, ileride muhtemelen yeniden okuyacağım bir kitap.
Kitap bana İsmet Özel'in "Evet İsyan" ve "Kan Kalesi" şiirini hatırlatıp durdu. Ve Dücane'nin Daire'ye Dair'ini de anımsattı. Okuduğum şeyler arasında bir ilişki yakalamak bana oldum olası hakikatten bir parça bulmuşum hissi yaşatıyor. Gözlerim büyüyor -beynim %90 cpu ile çalışıyor-
Kitap ahlak problemiyle başlıyor ve bir isyan nidası ile son buluyor. "Evet, İsyan" deyip, Kan Kalesi'nin son kısımlarını bırakayım:
Sen şimdi sevincimin akranısın,
ey kanıma çakıllar karıştıran isyan.
doğrusu seni toprağı eller gibi sevdim
yaralarımı onduranımsın
yatağımı hiç boş bırakmayan
Yüzümü ellerimle yine kapayayım mı?