Bir memlekette o milletin sanatını bulmamak, o milletin mukadderatının onu sürükleyen kafalarda sorumluluk halinde duyulmadığını, yaşanmadığını göstermeye kâfi değil midir?
Büyük adamlar, iman yaratıcılarıdır. Bunlar, hareketleriyle kâinatı velveleye verenler degil, şuurları harekete getirenlerdir, insanda irade yaratanlardır. Bunlar, hareket etmedikçe derindeki gerçek varlığımızın tatminsiz kaldığını, kendimizi inkâra düştüğümüzü telkin edenlerdir. Ruhunu inkâr eden insan, kurtuluşunu değerlerini devirmekte arıyor. Bu insan, istismar edici, esir edici, kendi emeğinin eseri olmayanı tüketici insandır.