Bilge Aslan

Bilge Aslan
@_bilgeeaslan
Herkesin bahanesi var, senin yok. Günahlı bir gölgenin serinliğinde biraz bekleyebilirsin, daha sonra burada kalamazsın, başa dönemezsin!
(Güzel davranışta bulunanlar,) küçük kusurlar hariç, günahların büyüğünden ve hayasızlık (sayılan bütün çirkin iş)lerden kaçınanlardır. Şüphesiz ki Rabbin, (şirk hariç) bağışlaması geniş olandır. O sizi, topraktan yarattığı zaman da, siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken de, (ne oldu ğunuzu) çok iyi bilendir. O halde kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın. O (Allah), takvâlı olan (emirlerine uygun yaşayan ve karşı gelmekten sakınan)ı çok iyi bilendir. Necm 32
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İslâm'ın öngörülerine göre sürdürülecek bir hayat tarzı, kendiliğinden dünyaya müdahaleyi gerektiriyor. Zekâtın, faiz yasağının, diğer her türlü ibadetlerin, kısacası İslâm'ın öngördüğü bir hayat tarzının uygulanması, içinde yaşadığımız bu dünyada gerçekleştirilecektir. Bu hayat tarzı dış dünyaya müdahaleyi kendiliğinden kaçınılmaz kılıyor; bir başına bu hayat tarzı Batı kültürüne meydan okuma anlamına geliyor.
Sayfa 48
Türkiye'de olsun, geçmişinde İslâm'ı yaşamış diğer ülkelerde olsun hâlihazırda iki farklı Müsluman tipi meydana gelmiştir. Bunlardan biri, İslâm'ı bireylerin kişisel hayatıyla sınırlı tutmak isteyenlerin meydana getirdiği kümedir. Onlara göre İslam da, tıpkı Hinduizm gibi, Budizm gibi, insanın kendi üzerinde yoğunlaşmasını, onun ruhsal hayatının gelişmesini sağlayıcı bir düzlemde bırakılmalıdır. Müslümanlar da tıpkı Hindular ve Budistler gibi, ruhsal hayatlarına ve bedenlerine hâkim olmasını öğrenmekle yetinmelidirler ve fakat dış etkilere açık bulunmalıdırlar. Aslında Hinduizm'in ve Budizm'in Batı kültürü nezdinde çekinilir dinler sayılmamaları onların bu özelliğinden ileri gelmektedir. Eğer İslâm da, adı geçen bu Doğu dinleri niteliğine sahip kılınabilirse, o da, başkaları için tehdit sayılmaktan uzaklaştırılır. Laik ve seküler görüşü benimsemiş olanların, son tahlilde, böyle bir İslâm hedefine ulaşma niyeti taşıdıklarını ileri sürmek yanlış olmayacaktır.
Sayfa 47
Türkiye'nin yaklaşık son 200 yıldır dünya üzerinde sözünü kaybetmiş bir ülke olmasının sebebini, bütün aksi iddialara rağmen, onun İslamî hedeflerini kaybetmesinden ileri geldiği hususu yeniden anlamlandırılabilmelidir. Türkiye, kendı kimliğini yeniden tanımlamaya teşebbüs edecekse, bu tanımlamanın kendi tarihini yeniden irdeleme ve değerlendirme dolayımından geçmesi doğal sayılmalıdır.
Sayfa 22
Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önünde/gözetimimiz altındasın. (Her) kalktığın zaman (bir topluluk içinden veya uykudan kalkınca veya namaza kıyam edince yahut Allah için davet ve tebliğe başlandığında.) Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısmında ve yıldızların kaybolup gitmesinden sonra (sabah vakti) O'nu tesbih et (namaz kıl, sübhâneke oku). Tûr 48,49
Sayfa 524