Bilge Aslan

Bilge Aslan
@_bilgeeaslan
Herkesin bahanesi var, senin yok. Günahlı bir gölgenin serinliğinde biraz bekleyebilirsin, daha sonra burada kalamazsın, başa dönemezsin!
Bir birey olarak özüne saygı duyulan ortam sadece gelişim odaklı sevgi kültüründe bulunur. Ancak orada bir sohbet, bir mentorluk ilişkisi kurulabilir. Mentorluk alt-üst ilişkisi değildir. Sohbet etmek karşındakini sorgulamak ya da nasihat edip yönlendirmek değildir.
Sayfa 108
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Şimdi ve burada etki alanımız içinde yaptığımız seçimlerle geleceğimizi ufak ufak nasıl inşa ettiğimizi konuşmaya başlarız. Burada etki alanımız içine giren sorumluluklarımızın farkında olan kendimiziz. Kendimiz hayatımızın en güçlü ve en sürekli tanığıyız. Hangi amaçla hangi seçimleri yapıyoruz? Ne demiştik; kimse bilmese dahi benim içim bilir!
Sayfa 117
Hem konuşmak için birisine ihtiyaç duymak hem de hiç kimseyle konuşamayacak kadar dolu bir kafaya sahip olmak, hem birçok şey yapmayı istemek hem de harekete geçemeyecek kadar yorgun olmak.. Günlerini bir bataklığın içerisinde çaresizce tüketirken umutsuzca kurtuluş aramak...
İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhis salâtu vesselâm) buyurdu ki: "İsrailoğulları bir kısım günahlar işlemeye başlayınca âlimleri onları bu işlerden menettiler. Ancak onlar dinlemediler, vazgeçmediler. Zamanla alimler de onlarla oturmaya, dayanışmaya ve beraber içmeye başladılar. Allah da bunun üzerine, berikinin dalâletini öbürüne katarak, biriyle diğerinin küfrünü artırdı. "Dâvud'un ve Meryem oğlu İsâ'nın diliyle onları lânetledi..." (Maide, 78) Sonra, ayakta bulunan Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) oturarak sözünü tamamladı: "Hayır, nefsimi kudret elinde tutan Zat'a yemin ederim, onları hak adına kötülüklerden men etmezseniz (siz de rızaya eremezsiniz)."
Hiç şüphesiz muttakiler (Allah'ın emirlerine uygun yaşayan ve karşı gelmekten sakınanlar), Rablerinin kendilerine verdiğini al(ıp razı ol)muş olarak cennetlerde ve pınarlar(ın başların)dadırlar. Çünkü onlar, bundan önce güzel hareket ederlerdi. (Onlar ibadet etmek için, ancak) gecenin az bir kısmında uyurlar, seherlerde (dua edip) istiğfar ederlerdi. Kendilerinin mallarında hem dilenen hem de (istemekten çekinen) yoksul için bir hak vardı (ki bunu bilip verirlerdi). Kesin inananlar için yeryüzünde nice deliller vardır. Kendi (yaratılışı)nızda da (İbretler vardır). Hiç görmüyor musunuz? Gökte, hem rızkınızın sebepleri) hem de (size) vaadedilen şeyler vardır. İşte, göğün ve yerin Rabbine andolsun, ki o (vaadedilenler), sizin konuştuklarınız (ses) gibi apaçık gerçektir. Zâriyât 15-23