Dünya yuvarlaktır ve ne kadar ilerlersen ilerle yine başladığın yere dönersin. Ama aslında bu döngüsel devir, bize bir tür bilgelik kazandırmıyor mu? Hiçbir yolun sonunda ulaşılacak ve ele geçirilebilecek bir hedef yoktur. Bizi bekleyen bir armağan yoktur. Sürecin kendisi, bu döngüsel hareket, varoluşun, demek armağanın kendisidir.
Sorun insanın kendi kabını büyütmeye, başkalarının kaplarıyla kıyaslamaya çalışması değildir. Sorun aslında herkesin kendine ait bir kabı olduğunu anlamasıdır.