MEHMET DİNÇ: Carl Rogers, insanın bir ideal benliği ve bir gerçek benliği olduğunu söyler. İkisi arasındaki fark ne kadar büyürse, ikisinin birleşmesi o kadar imkânsız hale gelir. Ancak bu fark ne kadar azalırsa insan da o kadar rahat eder.
KEMAL SAYAR : İnsanın kendine, ruhuna, kâinata ve yaratıcısına yabancılaşması... Eric Erickson'a göre insan, geriye dönüp baktığında "Ben değerlerime uygun bir hayat sürdüm mü?" sorusunu kendine sorar. Eğer cevabı hayır ise bir ümitsizlik buhranına kapılır; eğer evet ise bütünlük duygusuyla oradan çıkar. Hepimiz, hayatımızın sonunda tutarlı ve anlamlı bir hikâye anlatabilmiş olmayı istiyoruz.
SADETTİN ÖKTEN : İnsan bir yere bağlanmak zorundadır. Ancak bağlandığı yerin insan olma şerefiyle mütenasip bir güçte olması gerekir. Çünkü oraya manevi varlığını bağlıyordur. İnsan bedeni zamanla eskir ve yıpranır, ancak kalp ve ruh eskimez. Kalbin ve ruhun bir şerefi vardır. Bu şeref dünyevi değil, ilahi bir lütuftur. Dolayısıyla insanın bağlandığı yerin, o bağlantıyı taşıyacak kadar güçlü ve ona layık olacak kadar aziz ve ulvi olması gerekir.