Bir insana baktığınızda asıl mesele onda sonsuz bir ruh görmektir: İçinde bir sonsuzluk saklayan, âlemin özü, haysiyete sahip bir ruh. Ruhunu görebildiğimiz kimseye kötü davranamayız. Ancak sevginin sıcaklığında ruh kendisi olabilir. Ancak muhabbet ile, kaderinizin uykuda olan boyutları uyanır, çiçek açar ve büyür.
"Hürmet budalası değilim ben muhabbet budalasıyım, rahat olun, demiş bir gönül sultanı, karşısında sıkılan gençlere. Muhabbet hürmetten önce gelir. Varlığa muhabbet, insana hürmet, var edene minnet. Şimdi ey güzel insan, gel birlikte güzel avına çıkalım, ruhu mest eden bir rayiha geliyor uzaktan, gel o kokuyu izleyelim, belki derdimize çare bir çiçektir.
İnsan güzelliğin sürgünüdür ve onu bulduğu her yerde sonsuzluk yankılanır. İçimizde hiç bitmeyen bir özlemdir ebediyet. Güzel olan her şey ebediyetten bir parmak bal çalar damağımıza. O yüzden belki de derdimize çare bir çiçektir.
Görmeyi bilen göze dünya bir bahçedir ve çiçekler her yerdedir. Allah'ın yaratışına hayret nazarıyla bakabilen kalpler güzelliği ufuklarda ve nefislerde, kâinatın her zerresinde görecektir.