beşikten mezara talebe

beşikten mezara talebe
@_birkul_
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ âmâdedir,lütfûna vabestedir ebediyet bahçelerim... Tarih | Felsefe | Sanat | Kitaplar | Doğa
Beni suskun ve hüzünlü bir kız inandırdı; dünyanın değişebileceğine, insanların güzel şeyler yapabileceğine...
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ve Nurullah Genç...
Baktın ki baktığın zaman Bir kalbin dumanlı bahçelerine Sevdasıyla büyüyen ağaçların Dallarından gözyaşları sızıyor Istırap akıyor yapraklarından Bakma bir daha Anladın ki yol çaresiz, zaman dar Üstüne üstüne geliyor dağlar Bir adım atıyorsun öteye doğru Toprağa gömülüyor ayakların Ne sen haberdarsın varacağın menzilden Ne de mesafeler biliyor seni Öyleyse içindeki O vahim ve karanlık O pervasız ateşi Yakma bir daha Yık kederden beslenen duvarları Kirli merdivenleri İnsanlığın kanını emen Vampir heykelleri Boya çiçekleriyle süslü ve meľ'un Sarayları, karanlık anıtları Kötülüğe dair ne varsa yeryüzünde Yık ve ayağa kalk yeniden Çocukların gözlerinden hayali Meczuplardan rüyayı al ve yürü Umutları yıldızlara taşıyan Duasına tutun beyaz kalplerin Yıkma bir daha
Edebiyat
Yoluma kazılan çukurlara çiçekler ekeceğim...
Neresi ağrır çiçeğin, bunu ilk bakışta kim bilebilir düğün dağılır, kır yalnızdır, buket terk edilir çünkü artık ondan ne beklenebilir madem tutunmak için köklerime hep düşmem gerek beş kısa adımda ancak adımı öğrenerek tanıyınca seyyid, tanışırken ensar benim de bu dünyada bir yerim var maharetse düşmek benim suçumdu diyebilmek kurumuş bütün çiçekler için en başa döneceğim kınasınlar, başka bir yoldan yürümektense yoluma kazılan çukurlara çiçekler ekeceğim.
Edebiyat
Dalıma kuş konsa kırılır
Geçti bahar, anlaşıldı ölümün neye benzediği haddini aşan her alev başka yangınların serinliği. Boşuna koparılan nergisin yerine geldim kırıldım, geride köklerim ve yerime gelen zambak kendi dikenlerimden sessizce acıyarak nasıl sevilir gül, hiç bilmedim kendimi sevmek tüm bahçelerden güçtü hangi boşluğun benimle dolacağını bulmak ömrümden uzun sürdü. Yerimi sevdim ve açtım, imrendi bana gonca her akşam pas tutan denize buğulu gözlerle bakınca boğulur içindeki boşluğu derinlik sanan güle erişemeyince orkideyle yetinme isteği plastik saksıda açsın diye, ateşe verdiler bahçeyi suçun yok ey kalbim, denedin her şeyi, kadere inan.
Edebiyat
Kimsenin Olmayan Kaçışlar~Mehmet Tepe
Şu ağacına kırılmış dal, şu kimsenin olmayan kaçışlar Beni şu karşı caddeye kadar geçiren dalgınlık Kimden kopup gelmiş de içimi bıçaklarla bilemiş Omuzlarını ötelere çevirme, omuzlarını denizaşırı sürgünlere Yüzümde can çekişen bir yerlinin iskeleti Ellerimde gece kaçırılan çocukların korkulu işareti Saplanır durur yanlış tanışmış evlilerin içine Sonra bu benim olmayan dünyaların akşamları Bu eskitilmiş yaz sıcakları terli terli su içmeler Beni boğmaya çalıştı içini oydum bütün mevsimlerin Bana şarkılar hatırlatan deniz esintilerini sorma Kırlangıç fırtınasına tutulmuş kayıklarla Beni işaret ediyor kimsenin sormadığı uzaklar Bir moriskonun kaçarken bıraktığı sesle uyandım kendimden Bana gizli bir yaşam, gölgesiz bir hayat, bozuk bir sirke tadı Yine de geçmedi yanlışlıkla bastığım dünyanın Ayaklarıma dolanan telaşı...
Edebiyat