beşikten mezara talebe

beşikten mezara talebe
@_birkul_
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ âmâdedir,lütfûna vabestedir ebediyet bahçelerim... Tarih | Felsefe | Sanat | Kitaplar | Doğa
Roma'nın bakışları, kendisini cumhuriyetten imparatorluğa dönüştürdüğü an Asya'ya sabitlenmişti. Üstelik zamanla anlaşılmıştır ki ruhu da öyleydi. Çünkü Konstantin -ve Roma İmparatorluğu-Tanrı'yı bulmuştu, ve bu yeni inanç da Doğu' dan geliyordu. Şaşırtıcıdır ki bu din Pers Diyarı'ndan ya da Hindistan' dan değil, üç yüzyıl önce, Pontius Pilatus'un vali olarak kötü bir şöhret kazandığı gelecek vadetmeyen bir bölgeden gelmişti. Hristiyanlık her yöne yayılmak üzereydi.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Bu nasıl bir canilik...
İmparatorluğun Avrupa' daki eyaletlerinin aksine, imparatorlar Asya'ya -her zaman başarılı olmasa da- düzenli seferler düzenli- yordu. Örneğin İ.S. 260 yılında İmparator Valerianus esir düşmüş, "köleliğin en aşağılık şekline" maruz bırakılarak aşağılanmıştı: "Atına bineceği zaman kralı yükseltmek üzere sırtını bükerek" Pers hükümdarı için canlı bir tabure olarak kullanılmıştı. Daha sonra derisi yüzülmüş ve "etinden ayrılmış derisi zincifreyle boyanarak, barbarların tanrılarının tapınağına yerleştirilmişti. Böylece bu kadar açık bir zaferin sürekliliği sağlanacak, bu eser elçilerimize her zaman gösterilebilecekti." Roma'nın aptallığını ve utancını herkesin görebilmesi için İmparator'un içi doldurulmuştu.
Doğu' da karşılaştığı dünya, Roma'nın gözlerini açmıştı. Asya zaten ehlikeyif konforu ve güzel yaşamıyla nam yapmıştı. Tanımlanamayacak ölçüde zengindi, diyordu Cicero, hasatları efsanevi, ürün çeşitliliği inanılmaz ve sürülerinin boyutları baş döndürücüyü. İhraç malları devasaydı.Asya'nın serveti öyle bir boyuttaydı ki Romalılar orada yaşayanların kendilerini zaman öldürmek için zevküsefaya adayabileceklerine inanıyordu.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Alıntı
İskender' in ölümünden sonraki yıllarda Antik Yunan' dan fikir- ler, konseptler ve simgelerin Doğu'ya tanıtılması amacıyla çerçevesi net bir şekilde çizilmiş bir Helenleşme programı kademeli olarak uygulandı. Generallerinin soyundan gelenler, Yunan kökenlerini hatırlıyor ve bunları etkin şekilde vurguluyordu: Ticaret yolları üzerindeki stratejik öneme sahip noktalarda ya da zirai anlamda canlı merkezlerde kurulan büyük şehirlerde basılan paralar buna örnektir. Bu paraların biçimi standart hale gelmişti: Bir yüzde bir taçla tutturulan örme saçıyla mevcut hükümdarın resmi, ki daima İskender gibi sağ tarafa bakar; diğer yüzde ise kim olduğu Yunan harfleriyle yazılan Apollon'un imgesi bulunur.
Alıntı
Tam da bu zamanda daha doğuda, benzer endişeler benzer tepkilerle karşılanıyordu. Çinliler, bozkırlardan gelen kabilelerin meydan okuması karşısında medeni dünyayı temsil eden bir huaxia konsepti geliştirmişti. Kapsamlı bir inşaat programı sayesinde bir tahkimat ağı, bugün Çin Seddi olarak bildiğimiz yapıya dönüştü ve temelinde İskender'inkilerle aynı ilke vardı: Savunmasız yayılma, boşa kürek çekmektir.
Reklam