beşikten mezara talebe

beşikten mezara talebe
@_birkul_
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ âmâdedir,lütfûna vabestedir ebediyet bahçelerim... Tarih | Felsefe | Sanat | Kitaplar | Doğa
Kentler birbirlerini, yönetenler ve elitlerle arasındaki rekabetle sürekli daha tutkulu mimari ve daha muazzam anıtlar yaratmaya kışkırtarak teşvik ediyordu. Devasa boyutlara ve kültürel etkiye sahip kütüphaneler, ibadet yerleri, kiliseler ve rasathaneler Konstantinopolis' i Şam'a, İsfahan'a, Semerkant'a, Kabil'e ve Kaşgar'a bağlayan bölgeye serpilmişti. Böyle şehirler, kendi tebaasını ileri taşıyan mümtaz alimlere ev sahipliği yapmaya başlamıştı. Bugün sadece astronomi ve tıp alanlarının devleri olan birkaç tanesinin adını biliriz -İbn-i Sina (Batı' da Avicenna olarak bilinir), Biruni, Harizmi gibi- ama bunlar- dan çok daha fazlası vardı. Erken modern dönemden önce yüzyıllar boyunca, dünyanın entelektüel mükemmellik merkezleri, Oxfordları, Cambridgeleri, Harvardları ve Yaleleri, Avrupa' da ya da Batı' da değil, Bağdat'ta, Belh'te, Buhara'da ve Semerkant'ta bulunuyordu.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İsimleri neredeyse tamamen unutulmuş yerler, bir zamanlar hüküm sürüyordu. Örneğin, 10. yüzyıl coğrafyacılarından birinin "keyifli, ince, zarif, parlak, geniş ve zevkli bir şehir" ve "dünyanın anası" olarak tanımladığı Merv ya da günümüz Tahran'ından pek de uzak olmayan ve aynı dönemlerde başka bir yazar için "dünya- nın damadı" ve dünyanın "en güzel yaratımı" kabul edilecek kadar görkemli olan Rey gibi.12 Asya'nın omurgası boyunca bu şehirler, Pasifik'i Akdeniz'e bağlayan inciler gibi dizilmişti.
Alıntı
Bu yollar dünyanın merkezi sinir sistemi görevi yapıyor, insanları ve mekanları birbirine bağlıyor ancak derinin altında olduklarından çıplak gözle görülmüyordu. Bu bağlantıları anlamak, anatominin vücudun işleyişini açıklaması gibi bize dünyanın nasıl çalıştığını anlatır. Dünyanın bu kısmı, tüm bu önemine rağmen ana akım tarih tarafından unutulmuştur. Bunun sebebi, kısmen, "oryantalizm"; başka bir deyişle Doğu'ya ilişkin, az gelişmiş ve Batı'ya tabi olmasından kaynaklanan kaba ve tamamen negatif algı ve bu nedenle bu bölgeye dair ciddi çalışmaların zaman kaybı olarak görülmesidir. Ayrıca şu gerçek de bu unutuşun sebeplerinden biridir: Geçmişin anlatısı öylesine egemen hale gelmiş ve kök salmış durumdadır ki uzun zamandır Avrupa'nın ve Batı toplumunun yükseliş hikayesinin kenar süsü olarak görülen bir bölgeye, bu anlatıda yer yoktur.
Alıntı
Beş binyıl kadar önce büyük metropollerin kurulduğu, on binlere ulaşan nüfusu ve sokakları Avrupa' da ancak binlerce yıl sonra görülebilecek karmaşık bir kanalizasyon sistemiyle bağlanan, antik dünyanın mucizeleri olan İndus Vadisi'ndeki Harappa ve Mohenjodaro şehirleri, Doğu'yla Batı arasındaki bu köprüdeydi. Mezopotamya' daki Babil, Ninova, Uruk ve Akkad gibi medeniyetin diğer büyük merkezleri, haşmetleri ve mimari buluşlarıyla nam yapmışlardı. Bu esnada, iki binyıldan daha uzun bir süre önce Çinli bir coğrafyacı, merkezi Ceyhun Irmağı yakınında kurulan ve bugünkü Kuzey Afganistan' da bulunan Baktriya sakinlerinin efsanevi pazarlıkçılar ve tüccarlar olduğuna dikkat çekiyordu; Baktriya'nın başkenti, uzak diyarlardan gelen çok çeşitli ürünlerin alınıp satılabildiği bir pazara da ev sahipliği yapıyordu
Alıntı
Doğu ile batı arasındaki, Akdeniz'in doğu kıyılarından ve Karadeniz' den Himalayalar'a uzanan bu orta nokta, dünyayı değer- lendirmek için ümit vadeden bir konum gibi görünmeyebilir. Bu bölge şu anda egzotik hisler uyandıran ve daha az önemliymiş gibi görünen Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Kafkas ülkeleri gibi devleclerin yuvasıdır; istikrarsız, şiddecli ve uluslararası güvenlik için tehdit oluşturan Afganistan, İran, Irak ve Suriye ya da demokrasinin en iyi uygulamalarından bihaber Rusya ve Azerbaycan gibi rejimlerle ilişkilendirilen bir bölgedir. Genel olarak,ulusal seçimlerde inanılmaz bir şekilde büyük çoğunluk elde eden diktatörlerin yönettiği, diktatörlerin ailelerinin ve arkadaşlarının da büyük ticari girişimleri kontrol ettiği, devasa varlıklara sahip olduğu ve siyasi gücü kullandığı bir dizi başarısız ya da başarısızlık yolunda devlete ev sahipliği yapan bir bölge izlenimi vermektedir. Bunlar insan hakları sicilleri kötü, inanç, vicdan ve cinsellik konusunda ifade özgürlüğünün kısıclı olduğu ve medya denetiminin, basında neyin yer alıp neyin yer almayacağını belirlediği yerlerdir.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Alıntı