On dördüncü yaş günümde, ailem bana Antropolog Eric Wolf un
bir kitabını hediye etmişti. Beni gerçekten ateşleyen bu olmuştu.
Medeniyetin kabul edilmiş ve atıl tarihi, ''Antik Yunan'ın Roma'yı,
Roma'nın Hristiyan Avrupa'yı, Hristiyan Avrupa'nın Rönesans'ı,
Rönesans'ın Aydınlanma'yı, Aydınlanma'nın siyasal demokrasiyi
ve sanayi devrimini doğurduğu," bölgenin tarihidir diyordu Wolf;
"demokrasi ile harmanlanan sanayi de, sırası geldiğinde yaşam hakkı,
özgürlük ve mutluluk arayışında somutlaşarak Birleşik Devletler'ini
bahşetti."
Bana anlatılan hikayenin tam olarak bu olduğunu hemen
anlamıştım:
Batı'nın siyasi, kültürel ve ahlaki zaferinin mantrası.
Ama bu anlatı kusurluydu; tarihe bakmanın alternatif -geçmişe,
yakın tarihin kazananlarının bakış açısından bakmayı gerektirmeyen yöntemleri de vardı.