Benden başka, hatıra diyerek sahip çıkanı bile olmayan bu eski püskü eşyalara, aslında hiç kimseyi ikna etmeyecek anlamlar yükleyecek olurum, vazgeçerim. Beni çocukluğumun yoksul evlerinde gezdiren bu eşyalara bağlılığımı ben de tuhaf buluyorum. Fakat hayattan daha çok ölümle bağ kuran evleri unutamıyorum.
"Belki de insanın geride bırakabileceği tek gerçek iz, adının değil dokunduğu kalplerin hatırlanmasıdır. Bir merhamet anı, bir adaletli davranış, bir paylaşma... Bunlar, sahibinden bağımsız olarak yaşamaya devam eder. İyilik, unutuluşun içinden geçer ama yok olmaz. Ve insan, bu uzun ve yalnız yolculukta en güvenilir yoldaşını böylece bulur: Kendisi unutulsa bile başkasında yaşamaya devam eden iyiliği..."
Sâmiha Ayverdi