beşikten mezara talebe

beşikten mezara talebe
@_birkul_
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ âmâdedir,lütfûna vabestedir ebediyet bahçelerim... Tarih | Felsefe | Sanat | Kitaplar | Doğa
Okuyunca göreceksiniz, Cemal Süreya sürekli bir kız çocuğu özlemindedir. Bu doğmamış kızının adını da koymuştur: Elif Zeyno...
Sayfa 12·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Çünkü hastanede ölümcül bir ameliyata yatmış olan sevgiliye yazılmış mektuplar bunlar. Sevdiği kadına yaşama sevgisi aşılamaya çalışan, güç veren, güven veren, sevgi yüklü mektuplar.Şiirimizin son döneminin en büyük ustalarından biri olan Cemal Süreya’nın, on üç gün boyunca aralıksız yazdığı bu mektuplara, aslında tek ve uzun bir mektup gözüyle bakmak daha doğru. Biçimsel açıdan Oscar Wilde’ın ‘De Profundis’i gibi.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Edebiyat
Arapça mektup sözcüğünün "yazılmış" anlamına geldiğini sevgili Ataç’ın ‘Okuruma Mektuplar’ kitabından öğrenmiştim
Sayfa 8·Kitabı okudu
Edebiyat
Erdal Öz'e ait satırlar
Bir de Ardahan’da yedeksubaylık yaparken okumak zorunda bırakıldığım asker mektupları vardı. Hepsi de belli kalıplarla başlar, belli kalıplarla biterdi. Mektubun orta yeri, bütün tanıdıkların bir bir adları sayılarak, uzun uzun "selâm ederim" sözcükleri yinelenerek doldurulduğu mektuplardı. Çizgili dosya kâğıtlarına iğri büğrü harflerle yazılmış ya da bir başkasına yazdırılmış birörnek mektuplardı. Yürek resimleriyle, çiçek resimleriyle süslenmiş mektuplardı. Sık sık da yazan, mektubun ortasına, renkli bir kalemle elinin suretini çizerdi. Genellikle de zarfın içine bir tane ‘asker’ sigarası konulurdu. Asker mektuplarını da cezaevinden yazılmış mektuplardan ayrı düşünmemek gerek. Çünkü onlar da pulsuz mektuplardır. Pul, bir bakıma, mektubun özgürlük belirtisidir.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Edebiyat
İstediği kadar toplumcu özler taşısın, mektup bireyseldir. Bireyseldir ve tem elde bir gizliliği vardır. Yazan, ister ki, yazdıklarını yalnızca ona yazdığı kişi okusun. Ama bunun hiçbir güvencesi yoktur. Mektubu alan, aldığı mektubu belki de birilerine göstererek, okutarak onunla övünecek ya da yerinecek, ama mektubun acı ya da tatlı tadını birileriyle bölüşmek isteyecektir. Oysa mektubu yazanın, yazdıklarını, yazdığı kişiden başka hiç kimsenin okumayacağı konusunda taşıdığı duygu, belki de mektup yazma özgürlüğünün en itici gücü,en belirgin özelliğidir. Mektup, yazılan kişiden başka okuyucusu olmadığı duygusuyla yazıldığı sürece en güzel yazılır sanıyorum.
Sayfa 5·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam