beşikten mezara talebe

beşikten mezara talebe
@_birkul_
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ âmâdedir,lütfûna vabestedir ebediyet bahçelerim... Tarih | Felsefe | Sanat | Kitaplar | Doğa
Kâf/50 (16): "And olsun, insanı Biz yarattık; nefsinin, kendisine fısıldadığı karanlık niyetleri biliriz; Biz ona şahdamarından dahi yakınız." (bkz: Abdullah Yusuf Ali tefsiri, tefsir sayısı: 4952) Ayetin açıklanışı: "Allah, insanı yaratıp ona sınırlı irâde bahşetmiştir. O, en derinlerinde yatan arzuları ile duygularını kişinin kendisinden bile daha iyi bilir. Allah, insana, şahdamarından da yakındır. Şahdamarı, boynun iki tarafından geçerek baştan yüreğe kam geri götüren kalın ana toplardamardır. "Şahdamarından da yakın' deyişi, kan akışının, hayat ile bilincin tapyıcısı olmasından ötürü, derinlerimizde cereyan eden duygu hâllerimiz ile bilincimizi, Allahın, öz benliğimizden daha yakından tanıdığını dile getirmektedir."
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanın, Yaradanına seslenişi de yine üç yoldan olur:
Kendisine esâs olan, kendini çevreleyen doğa ile toplumu sevmekle, merak edip inceleyerek, araştırarak;ya kendi başına ya da cemaatla birarada ibadet ederek (salât) ve nıhâyet tamamıyla kişisel düzlemde dua anlamında Allaha yalvararak (münâcât). İnsan, gördüğü hayırlı işler, ibâdet ile dua aracılığıyla seslendiği Allahın, kendisini dinleyip bu seslenişlerini, yerine göre, yakarışlarını karşılıksız bırakmayacağını ümid eder. Demekki her insan bireyinin esâs ödevi, hayırlı işler görmek, ibadet etmek; hakkıysa, ümittir. Ümit, hayattır. Ümit, devam ettiği sürece yaşanır. Ümidin kesildiği yerde tragedya, giderek saçmalık, sonundaysa, intihar başgösterir.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı
Allah, insana üç yoldan hitab eder:
Yaratma, vahiy seçtiği kişiler aracılığıyla insanlığa ulaştırdığı tebliğ ile vicdan-Hak yolunu göstermek maksadıyla Allahın her kuluyla doğrudan doğruya sürdürdüğü muhâvere. Maddeten vucut verdiği insana O, soluğunu 'üflemek' sûretiyle Özünden pay ihsân etmiş ve onu bu pay almış haliyle kâinatına halife tayin etmiştir.
Alıntı
'Umut'
Mutlak varlığın, gönlümüzde ışıyan temsili, 'umut'tur. Daha açık bir anlatışla, umut, mağfireti, himmet ile rehberliği yalnızca O'ndan beklemek ve ihtiyaç hâsıl olduğunda, bunların, geleceklerine tereddütsüzce inanmaktır.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı
"O, doğurmaz, doğurulmamıştır!"
İnsanlar, aralarında bedence en kuvvetli, zihince en parlak, irâdece en şaşmaz olanlar dahi, kendilerinden üstün kudret/ler/e dayanma ihtiyacını her vakıt duymuşlardır. Bu kudret kendilerine ya vahiy yoluyla kendisini bildirmiş ya da böyle bir şeyi kimi kimseler zihinlerinde kurmuşlardır. Her iki hâlde de bahis konusu kudrete yahut kudretlere kişiler, kendi beşerî veya tabii şekillerinden, arzuları ile dileklerinden bir şeyler katıp karıştırmaktan kendilerini alıkoyamamışlardır. İlkin açıkca vahiy yoluyla nâzil olmakla birlikte, Müslümanlık dışında, cıhanşumûl dinler bile, zamanla bu karıştırma olayından masün kalamamıştır. İşte, İhlás, bizi böyle bir tehlikeye karşı özellikle uyarmaktadır: "O, doğurmaz, doğurulmamıştır!"
Sayfa 48·Kitabı okudu
Alıntı