📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hikmet ehli bilginler dünyada Allah'ın görülmemesini şu hikmetlere bağlamışlardır:
1. Dünyâ kâfirin cenneti; yāni Allah düşmanlarının yurdudur.
2. Eğer mü'minler, dünyada Allah'ı görseydi; kafirler "Biz de Allah'ı görsek îmän getirirdik" derler. Tüm insanlar, Allah'ı görebilseydi kimse-nin kimseye üstünlüğü kalmazdı.
3. Görünmeyene olan muhabbetle, görünene olan muhabbet bir değildir.
4. Dünyâ, insanın çalışma, hayatını kazanma yeridir. Eğer insanlar Allah'ı görürlerse bunlardan yüz çevirip hiçbir şey yapmazlar.
5. Melekler, mü'minlerin kalb temizliklerini görsün diye Allah, görülmesini basarla (gözle) değil, basîretle mümkün kılmıştır.
6. Allah, görülmesini yasaklamakla kıymetinin takdir edilmesini istemiştir. Zira her yasak değerlidir.
7. Allah'ın kullarına görünmemesi, onlara büyük bir rahmettir. Çünkü insanlar bu dünyada kıskançlık üzerine yaratılmışlardır. Nasıl ki Mūsā, Allah'ı görmesin diye dağ parçalanmışsa, insan kalbi de Allah'ı kıskanarak başkaları görmesin diye parçalanır, yok olurdu.
Aslında nefs, Hakk'ın tuzağının süretidir. Ondan ancak, hüsrâna uğramış kavim emin olabilir. Peygamber Efendimiz bir gazveden döndüklerinde "Küçük cihaddan, büyük cihâda döndük. " (Aclûnî, 1)buyurmuşlardır.
Bu yüzden nefsinizi sıdk kılıcıyla öldürmeniz, hâlikınız katında sizin için daha hayırlıdır. Nefsinizi her öldürüşünüzde yeni derecelere yükse-lir, hevânıza engel olmak ve nefsinizi öldürmekle Allah'a yaklaşırsınız. O da tevbenizde muvaffak kılar ve rahmetle size yaklaşır. Nitekim bir kudsî hadiste: "Bana bir karış yaklaşana ben bir zira yaklaşırım. "(Buharî, Tevhid) buyurulmaktadır.
"Allah, tevbelerinizi kabûl etmiştir, şüphesiz O tevbeleri çokça kabûl eden Rahîm olandır." (el-Bakara, 2/54)
Mesnevî'de şöyle denilmiştir:
Kökü nefes olan ömrün geçenine üzülme,
Onun hayat suyu tevbedir, eğer kurumamışsa,
Ömür köküne (tevbe) hayat suyunu dök
Tá ki hayat ağacı kurumasın, canlı olsun.
Rivayete göre Hallâc idam edilmek üzre götürüldüğünde önce sağ eli kesildi. Hallâc güldü. Sonra sol eli kesildi. Hallâc yine anlamlı bir şekilde güldü. Kan kaybı dolayısıyla yüzünün bembeyaz kesilmesinden korkarak elinin kanını yüzüne çaldı ve şu şiiri okumaya başladı:
Allah biliyor ki, rûhum telef olmuştur,
Sana olan iştiyakımdan; ama ben onun mübtelâsıyım.
Ey emelim ve murâdım, senin bir anlık nazarın, Bana dünya ve içindekilerden daha sevimlidir.
Ey ahâli, ben sizin diyârınızda yabancıyım. Rûhumu size veriyorum. Ona istediğinizi yapın. Eğer vuslatın dirilteceğini bilmesem,
Nefsimi ölümcül hastalıklara teslim etmem. Sevenin nefsi, elemlere sabreder.
Umulur ki hastalığı veren, bir gün şifayı da verir.
Sonra başını semaya kaldırıp:
"Ey Mevlâm! Ben kulların arasında garibim; senin zikrin ise benden de garibdir. Garib garible dost olur" dedi. Adamın birisi: "Ey şeyh, aşk nedir?" diye sorunca:
"Zahiri gördüğün gibidir, bâtını ise halktan gizlidir."