Bu kitabı eleştirecek vasıfa sahip olduğumu düşünmüyorum, lakin ufak tefek menfi yorumlar yapabilirim. Ruh halimin kötü olduğu bir zamanda okuduğum bir kitaptı Martin Eden . Martin karakterini kendimle o kadar özleştirdim ki , kitabı okurken hem kendime kızdım hem de sinirlendim. Martin ve benim en büyük kabahatim kendimizden daha entelektüel gördüğümüz insanları kafamızda bu kadar yüceltmek. Ve istediğimiz vasıflara sahip olmadıklarını öğrendiğimizde hayal kırıklığına uğramak. Neyse ki benim hikayem henüz bitmedi. Sevgili Martin eğer seni karşıma alıp konuşabilme fırsatım olsaydı sana şunları söylerdim:
" Sevgili Martin kendini geliştirmeye çalışmanı anlıyorum. Bunun için bedeller ödemen de normal, normal olmayan şey başkaları için kendinden taviz vermen. İnsanların bizi sevmesi için veya kültürlü görmesi için bir şeyler yaptığımız takdirde kendimizden taviz vermiş oluruz ve bunun sonucunda ağır bedeller ödüyoruz. Aynı yollardan ben de geçtim, ben de başkaları tarafından kabul görmek için kendimi değiştirmeye çalıştım. Ama bu hiçbir işe yaramıyor. Kısacası bir insan seni sevmek istediği zaman olumsuz yönlerini kenara atıp olumluları görebiliyor Ama eğer sevmek istemiyorsa ,sen kendini ne kadar geliştirsen de veya kültürlü olsan da onun için hiçbir vasıfa sahip olmuyorsun. Okudukça kendinden daha üstün gördüğün insanların aslında salak olduklarını öğrenmek de kırıcı bunu da anlayabiliyorum ama şöyle düşünmemiz gerekiyor ,aslında o insanlar ilk baştan beri öyleydi, sadece biz onları çok farklı yerlere koyduk. Ruth'la alakalı şunu söyleyebilirim, eğer gerçekten seni sevmiş olsaydı, ailesini de karşısına almayı bitirdi ve inan seni hiçbir şekilde bırakmazdı. Çünkü insan,sevdiği insanı hiçbir zaman bırakmaz ve her koşulda destekler. Ünlü bir yazar olarak kabul