Artık yeri dolmayan insanların yeri doluyor, gidenlerin yası dahi tutulmuyor bende. Giden gittiği yerde mutluysa ben neden ağlayayım ki? Ben, seni seviyorum dediğim zaman dönüpte "bende seni seviyorum" diyemiyorsa, neden kendimi kırayım, üzeyim. Ne kadar gerek var ki bizi üzen insanlara? Ne kadar istiyorlar hayatımızda olmayı? Belki de istemiyorlardır. Bizde zorlamayalım. Zaten şu dünya da herşey nasip.
Mevlana diyor ya ;
"Nasibinse eğer yel getirir, sel getirir, el getirir.
Nasibin değilse yel götürür, sel götürür, el götürür. "
Sizi bilmem ama ben bunların hiç birini yaparak söyleyen kişi değilim. Tam tersine hep yerini dolduramadım, gidenlerin yasını tuttum. Giden için ağladım, beni kıran insanları hep hayatıma almak için uğraştım. Ama şuan sadece birini kalben seviyorum ve onun gelmesini bekliyorum. Ne başkasına gidiyorum, ne de kendimi üzüyorum. Böyle olmak belki zor ama kendiniz için en iyisi bu oluyor.