Kendi alanında on yıldız hakeden bir kitap. Her ne kadar sancılı bir tamirat süreci anlatılsa da, oldukça keyifli bir öykü kitabı, böylesini okumamıştım. Tavsiye ederim.
Bu süreçte değiştiremeyeceğim şeylerin peşinde koşmaktan ve gücümü bu uğurda harcamaktan Mevla'ya sığınıyorum.
...
Yazarın bu kitaptan önce okunması gereken üç kitabı daha var. Her biri gibi bu kitabına da hayran kaldım.
Herkese hitap edeceğini sanmıyorum. Özellikle psikoloji ya da çocuk gelişimi alanlarında pek bilginiz yoksa, kurgu olmadığı için anlaşılması zor gelecektir. İş Bankası bu kitabı neden bastı bilemedim ama ince ve kurgu sanıp ya da adından dolayı fantastik sanıp da aldanmayınız. Öykü diye geçiyor ama değil. Bilginize.
"Her şey kendi içinde iyi bir yan barındırır, ancak kötüye kullanıldığında fazlasıyla zararlı hale gelebilir; aynı durum benim hikâyelerim için de geçerlidir. Hikâyelerimde olumsuz örnekler, zararlı fikirler arayan kişi, içlerinde varsa bulur, yoksa elde etmek için onları biraz çarpıtması, eğip bükmesi gerekecektir; ama her halükârda hikâyelerim kendisine kesinlikle engel çıkarmayacaktır. Birisi hikâyelerimden ibret almak, ders çıkarmak isterse, hikâyelerim ona da engel olmayacaktır; zaten, belirli zamanlarda belirli insanların okuması için dile getirilmiş olan bu hikâyeler ancak ve ancak tasarlanan zamanda, hedeflenen kişiler tarafından okunduğunda yerli yerine oturacak ve yarar sağlayacaktır. Dindar geçinenlerin arada sırada bunların alâsını anlattıkları, hatta bizzat eyleme geçirdikleri olsa da okunacak ilahileri olanlar, günahlarını çıkaran pedere börek çörek yapacak hanımlar varsın uzak dursunlar, neticede hikâyelerimin okunmak için kimsenin peşinden koştuğu yok."
.. :)
Gerçekten tüm zamanların en iyi öykü antolojisi olabilir. Her ne kadar hikâyeler hakkında gülmekten kırıp geçirdiği yazılan bölümlerin hiç de gülünecek bir yanı olmadığını düşünerek abartılı bulsam da bazı hikayeler tebessüm ettirdi. Tavsiye ediyorum.
Ölmek nasıl bir ansa yaşamak da bir an. Gözlerini kapar ve bütün gereksiz korkuların çözülüp gitmesine izin verirsin. Sonra korkudan muaf olan bu yeni varoluş halinde kendine sorarsın: Ben kimim? Şüpheler olmadan yaşayabilseydim neler yapardım? Haksızlığa uğrama korkusu olmadan yaşayabilseydim? Acıdan korkmadan sevebilseydim? Yarın o tadı nasıl özleyeceğimi düşünmeden, bugünün tadını çıkarabilseydim? Zamanın geçişinden ve sevdiklerimi benden çalabileceğinden korkmamış olsaydım? Evet. Ne yapardım? Kimleri umursardım? Ne için savaşırdım? Hangi yollarda yürürdüm? Nelerden haz alırdım? İçimdeki hangi gizemleri çözerdim? Kısacası, nasıl yaşardım?
Bu kitap listemde yoktu. İyiki okudum. Tavsiye ederim.