İnsanın kendinden bütünüyle emin olmadığı durumlarda bir plan yapması her zaman önemliydi; yoksa eline geçen her mutluluk şansı uçup gidebilir ve kaybolabilirdi.
Charles birisinden yardım istemek zorunda kalacaklarını tahmin ediyordu ve bu ona sıkıntı veren bir şeydi -yardım istemenin daima gerektirdiği ayrıntılı özür dileme ve teşekkür etme işlerine girmeyi hiçbir zaman sevmemişti-
Eh, bir delikanlının nasıl da değişebildiği kesinlikle dikkate değer bir şeydi. Hem belki böyle şeyler, eğer zaman verirseniz gerçekten de kendiliğinden düzelebiliyordu; belki yapabileceğiniz tek şey, acı çekmenin dışında, beklemek ve sonra ne olabileceğini görmekti.
Hayat soğukkanlı ve karışmaz bir şekilde insanın kendi içinde taşıdığı maskeleri bir bir ele verir. Kimi tutumludur, sürekli aynı maskeyi kullanır, doğal olarak maske kirlenir ve kırışır; kimi maskesini çocuklarına saklar, kimiyse maskesini sürekli değiştirir. İnsanlar sadece yaşlandıklarında maskelerinin tükendiğinin farkına varırlar. Gerçek yüzleri o son maske düştükten sonra açığa çıkar.
Ölümün varlığı hayalî olan her şeyi yok eder. Biz ölümün çocuklarıyız ve ölüm bizi yaşamın baştan çıkarıcı ve sahtekâr cazibelerinden çeker alır. Bizi yaşamın derinliklerinden bir el işaretiyle çağıran ölümdür.