Spoiler içerir!
.
.
.
Acaba gördüğümüz her şey gerçek mi yoksa koca bir yalandan mı ibaret?
İnsanların inançları kullanılarak onları korkutup malına mülküne büyük bir oyunla el konulmuş bir de üstüne evin hanımı delirtilmeye çalışılmış. Bazı noktalarda kızsamda konakta yaşanan olaylar komik bir dille anlatılmış. Periler gamgam yamyam derken okurken zaman nasıl geçiyor anlamıyor insan. Açıkçası kitabı okumadan önce süt kardeşler filmiyle kitabın olay örgüsünün benzer olacağını düşünmüştüm fakat gulyabani dışında çok bir benzerliği yoktu. Biraz eğlenmek akıcı bir kitap okumak isteyenler kitaba şans verebilirler.
Mitolojinin, mitolojik karakterlerin, günümüzde yaşanmış bir olayla çok güzel harmanlandığı bir polisiye kitabıydı. Ahmet Ümit’in dilini seviyorum akıcı, anlaşılır. Betimlemeler öyle güzel yapılmış ki sanki kitabın içinde insan o olayı kendisi yaşıyormuş gibi hissediyor. Her zaman ki gibi ters köşe ile karşılaşıyoruz kitabın sonunda. Ahmet Ümit’i İstanbul hatırası ile tanıdım ve o kitaptan sonra 2.favori Ahmet Ümit kitabım oldu. Belki Pergamon antik kentine gidip görme fırsatım olduğu için bu kadar dikkatli ve ilgimi çeken bir kitap olmuştur ama bir daha yolum düşerse kesinlikle daha dikkatli gezeceğim. Polisiye severlere tavsiye ederim.
Spoiler içerebilir
Kitabın son sayfalarına doğru karşıma çıkan ve beni çok derinden etkileyen bir cümle ile başlamak istedim yazıma. ‘Hayatım ağzına kadar mutluluk dolu; öyle yaşamak istiyorum ki... Sonra birden her şeye bir zehir karışıyor.’ Gerçekten öyle bir yaşamak istiyorum ki… ama kendime bakıyorum hepsi yapacağım dediğim noktada kalıyor. Bu yüzden oblomov’a ve kendime bakınca çok ortak noktamız olduğunu gördüm. Herkesin bir kitabı o kitaptan bir karakteri olur ya benim kitabım ve karakterim artık oblomov oldu ve uzun bir süre bunun değişebileceğini kitabın bende bıraktığı etkiyi değiştirebileceğini düşünmüyorum. Daha önceden konusunun ne olduğunu biliyordum bir süredir okumak istediğim bir kitaptı ama hayatımın öyle bir evresinde okumuşum ki oblomova dönüşürken suratıma tokat gibi çarptı. Ne istediğimden ziyade ne istemediğimi fark ettim.
Çok kızdım. Kitabı okurken hem oblomova hem de kendime çok kızdım. Neden diye sorguladım, neden 1 saniye sonra ne olacağımızı bilmezken insan hiç oturduğu yerden kalkmaz ve harekete geçmez? Bize verilen 1 tek can iken nedir bu oblomovlukta ki ısrarımız? Harekete geçmek isteyen oblomovu 1 defa mutlaka okusun derim. Zaten çok akıcı bir kitap. Herkese keyifli okumalar.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma