-Halkımız gelişme gösterdi.
-Çürüme ve yozlaşma beni daha çok çekiyor.
-Peki ya sanat?
-Sanat bir illettir.
-Aşk?
-Bir yanılsama.
-Din?
-İnancın yerine geçen bir moda akımı.
-Sen bir septiksin.
-Asla! Septisizm inancın başlangıcıdır.
-Nesin peki?
-Tanımlamak sınırlamaktır.
-Bana bir ipucu ver.
-İp dediğin kopar; labirentte kayboluverirsin.
Öyle ya... Onda öyle bir hal var... İnsana azıcık darılsa hemen yanından kaçacak gibi bir hal... Ben bunu da istemem. Yanımda yürüyen birisi ne diye bana darılıp kaçsın... Hem fena bir şey söylemedi ki... Daha fena da ne söyleyebilirdi... Beni sevdiğini söyledi...
Hayat dediğin başka nedir zaten? Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalara kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.