Ben boynunda tasmasıyla gezinen bir köpek değilim.
Başkalarının tutkularını takip etmek benim kafamdaki cehenneme tek yönlü bilet almak gibi bir şey. Orada daha önce bulundum ve geri dönmeyi hiç istemiyorum.
Planlar her zaman beklediğiniz gibi ilerlemez ama buna rağmen insanlar, sanki önünüzdeki yolu belirlerseniz her şey yolunda gidecekmiş gibi sizi zorlamaya devam ederler.
On sekiz olduğunuzda hayatınız boyunca neler yapacağınıza karar vermeniz gerekir.
Kimsenin bunu ulu orta söylediği yok tabii ama bir üniversite seçmenizi ve tüm kariyer planınızı kafanızda oturtmanızı bekleyerek bunu ima ederler. Ayrıca bu plan nerede ve kim olmak istediğinizi göstermelidir.
"Alışılmış bir kalıbı kırmak, muazzam derecede acı ve cesaret gerektiriyordu. Bazen, atlama ve muhtemelen ayaklarınızın üzerine inememe korkusuyla yüzleşmektense, alıştığınız döngüler içinde dönmeye devam etmek daha kolay görünebilir."
"Alışılmış bir kalıbı kırmak, muazzam derecede acı ve cesaret gerektiriyordu. Bazen, atlama ve muhtemelen ayaklarınızın üzerine inememe korkusuyla yüzleşmektense, alıştığınız döngüler içinde dönmeye devam etmek daha kolay görünebilir."
Öncelikle şunu söylemem gerekir ki, kitabı okumadan bir sürü önyargılı yorumla karşılaşmıştım. Hepsi de Ryle ve Atlası birbiriyle kıyaslamaktan, Ryle'nin Liliy'e yaptıklarını tartışmaktan ibaretti. Anlaşılan kimse yazarın ne anlatmak istediğini anlayamamış. Ya da son sözü okumamışlar. Kısaca söylemem gerekirese kitap bize ilgiçekici bir aşk hikayesi anlatmıyor, böyle bir beklenti içersisine girip okumamanızı tavsiye ederim. Yazar Colleen, Lily üzerinden, belki de çoğumuzun hayatında olan, bizlerle birlikte yaşayan, ama bizim görmezden geldiğimiz Lily ve annesi gibi kadınları anlatmaya çalışıyor. Bunu yaparken kendi hayatından bir parça da eklemeyi ihmal etmiyor.