Nâre

Çünkü insan kendi özünü ne kadar erken fark ederse, kendisiyle ne kadar erken ilişki kurarsa o kadar yaşıyor demektir.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
…önce bir birey olduğunun bilincine varacaksın, sonra ekibin üyesi olduğunu görüp sorumluluk alacaksın ve kendin de dahil herkesin hayrına sorun çözmek için kolları sıvayacaksın. Bu adımlardan geçemiyorsan çözüm değil, sorun kaynağı olursun.
Sayfa 20 - Kronik yayınevi·Kitabı okudu
Senin gönlün dâima Meshur ve musahhardır, mâzursun Gamın ne olduğunu aslâ bilmedin, mâzursun… Ben sensiz bin gece kan yuttum Sen bir gece sensiz kalmadın, mâzursun… Ahmed GazaliAhmed Gazali
Şiir
Köprüysem, uçurumun yakalarının sadakatini görmezden gelemem. Çünkü ben onları bırakmadıkça onlar beni bırakmamıştır. Köprü olduysam, üzerimden geçen insanın, canlının yahut herhangi bir varlığın kim olduğunu bilmeden üzerime aldıysam onu, taşımalıydım. Niyetim budur; yani karşıdan karşıya geçirmek. Çünkü doğru olanın köprü olmak olduğuna inanmışımdır. Uçurumlar arasında kalana, düşmesin diye -yani iyi niyetle- köprü olduysam köprü olmak görevini yerine getirmeliyim. O güveni vermeliyim. “Düşüp ölebilirim” sonucunu göz ardı edebilmeme sebep de olabilir bu düşünce. Bana tüm bunları yaptıran ne? İyi niyet mi, sadakat mi yahut cesaret mi? Sadakatse bu, insan seçmeliydim. Çünkü sadakat kendi içinde değerli değil. Ben oradan geçenleri görmedim ve üzerimden kim geçerse geçsin göremezdim. Çünkü sırtıma almıştım onları. Uçurumun yakalarının sadakatine gelecek olursak, kendi cüssemin zayıflığına iman ederek tutundum ben oralara. Yani önce kendime güvendim sonra uçurumun kenarına. Düştümse de onlar beni düşürmedi, ben düştüm. Neticede bu zayıflığım köprüye tutunmama vesile olacaksa da çabucak yıkılmama da sebep olabilirdi. Uçurum beni seçti, ben uçurumu. Ama sadık kaldı uçurumun kenarları bana. Ben cesaret ettim köprü olmaya ve niyet ettim uçurumun kenarında çaresiz kalan insanları karşıdan karşıya geçirmeye. ​İyi niyetle kurulan köprüler ne denli sarsıntı yaşarsa yaşasın üzerinde insan varken yıkılamıyor. Köprüyü yıkan şey üzerinde taşıdıkları değildir, kimi taşıdığına bakmaya çalışmasıdır. Yani iyi niyet insan seçmeden gösterilir. İnsan seçersek, mantık boyutundan çıkıp duygu boyutuna erişir ve iyi niyet işlevini kaybeder. Köprü sırtını göstermelidir insanlara. Siz hiç yüzünü gösteren bir köprü gördünüz mü? Yoktur bu. Köprüler iyi niyetle kurulur ama yolun nereye varacağını