Zamanla hakikatin, tasavvufun önerdiği yoldan kavranabilecek bir şey olduğuyla ilgili şüphelerim derinleşti. Öleceğiz ve diyelim ki prensip olarak vicdanımızla bir hesaplaşma yaşayacağız. Peki. Ama burada ne olacak arkadaş? Buradaki adaletsizlikle ilgili ne öneriyorsunuz? Sabır. Sabır beni kesmiyor. Ben çok basit bir şey söylüyorum: Bak arkadaş, bu adamın beş tane evi var, bu dört adamın evleri yok. Çok basit bir şekilde o dört tane ev, bu dört kişiye verilmeli. Bununla ilgili bana argüman geliştirme. Bana bu adaletsizlikle ilgili ne yapacaksın, bu evsizleri nereye yahracağız, bu açları nasıl doyuracağız, sırf fikrini beyan etti ği için zindanlara tıkılan bu kadar insanı oradan nasıl kurtara cağız, onu söyle. Önce bunu çözeceğiz.