Ölüm üzerine düşünmek, asla vazgeçmememiz ve hafife almamamız ama çok da fazla abart mamamız gereken bir mevzu. Tuhaf şekilde, ezoterik bilgi tara fında olanlar da pozitivist olanlar da ölüme fazla kafayı takar, ama fazla korkuyla düşünürler. Ben şimdi bulunduğum nokta da, öldükten sonra ne olacağıyla çok da fazla ilgilenmemem ge rektiğini hissediyorum. Öldükten sonra ne olacağını öldükten sonra bileceğim. Şu anda onu düşünmenin bir manası yok. Bu rada, hesabını buradayken verebileceğim şeyler yapmalıyım. Bir Müslüman olarak, öldükten sonra bir hesap vereceğimi dü şünüyorum, ama o öldükten sonra olacak. Hesabı burada da verecek gibi yaşamalıyım. Çünkü öbür türlü hesabı diğer tarafa bırakırsam, zalim olurum.
Artık sonuçla daha az ilgilenmeye başlıyorsun, çünkü mevzunun süreç oldu ğunu anlıyorsun. Yani menzil, yolun kendisi aslında. Ulaşıla cak bir yer yok... Şu anda neredeysen menzil orası. Bütün bunlar ölümle ilgili daha sakin bir noktaya doğru götürüyor seni.
Çünkü bir insan delirmediği sürece tutarlıdır. İyi kötü delirmeden yaşayabildiğimiz sürece, kendi içimizde zaman zaman kendimizin beklemediği şeyler yapsak da en sonunda tutarlıyızdır. En sonunda eve gider yatarız ve sabah kalkıp bir duş alıp devam ederiz.