Dılşad

Sinema vs Şiir ya da Gerçeklik vs inandırıcılık
Sinemanın sorunu gerçeklik değil, inandırıcılık soru­ nudur. Sinemada bir şey gerçekçi olmaz, inandırıcı olur. O yüz­ den de kırmızı donlu, pelerinli bir adamın uçuyor olmasıyla il­ gili şüphe duymazsın. Adam uçuyor dersin. Süpermen gerçekçi değildir ama inandırıcıdır. Sinemanın mevzusu inandıncılıkhr. Gerçekçi sinema .diye bir şey olmaz. O kadar çok teknik işlem­ den geçen kurgusal bir durum, hakikat olma hüviyetini yitirir. Şiir çok daha dolaysızdır ve o yüzden de çok daha kıymetlidir. Şiir o andadır ve oradadır. Oysa izlediğin bir film için ne kadar çok işlem yapıldığını ben biliyorum. Bunu seyirci de bilir. Ama seyirciyi ikna edersen bu inandırıcılık sorununu aşarsın. Sine­ ma yapıyorsan gerçekçilikten bahsedemezsin.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Modernlik ve Sinema
Sinema doğrudan modernin evla­dı. Dolayısıyla, bütün anlamları, yananlamları ve onları geri­ ye doğru kapadığında elinde kalan şey, modem paradigmayla açıklanabilir. Ben de şunu soruyorum: Bu paradigma değişti­ ğinde ne halt edeceksin? Bunu bilmiyoruz. Onun için de çok güvenemeyiz. Şiiri biliyoruz, müziği biliyoruz, resmi biliyoruz. Bunlar onlarca kere paradigma değişimine karşılık verdiler ve kendilerini muhafaza etmeyi başardılar. Hep beraber aya gi­ dersek şiir yazarız ama aya gidersek sinemayla uğraşır mıyız, hiç emin değilim.
İnsanların atladıkları..
Sinemanın ne olduğu sorunu ahlaki bir sorundur. Çünkü sinema parayla yapılır. Parayla bu kadar içli dışlı olan bir herhangi bir şeyin, her zaman ahlak sorunu vardır.
Dilimi anlayacak insanla konuşmak isterim ben. Bu insanı da seçerim, öyle değil mi? Herkesle arkadaş değiliz. Sadece arkadaşlarımızla arkadaşız. Ve insanlar kardeş falan da değil.
Beni derinden etkileyen metinlerden birisi Kur'an ise, diğeri Beckett metinleridir. Öyle ciddi bir etkisi var üzerimde. Nasıl olduysa o ikisi bende birleşti ve böyle bir sonuç çıkh ortaya. Abartmak istemiyo­rum ama düşünsel olarak gerçekten acı verici bir şey, kolay bir şey değil bu. İkisini birden aynı anda algılamaya çalışıp ikisin­ den de vazgeçememek ve ikisinin birden "aynı bedende can gi­ biyiz, delicesine sevdalıyız" şeklinde ortaya çıkması, birleşmesi iyi oldu yani.