olya

Halkın suskun ve çok sabırlı bir kederi vardır. Kabuğuna çekilir ve susar. Ama bir de kendini helak ettiği kederi vardır: Bir anda gözyaşlarıyla başlar ve o dakikadan sonra sızlanmalara dönüşür. Bu, özellikle kadınlarda görülür. Ancak bu da suskun kederden daha kolay değildir. Burada sızlanmalar sadece yürekteki yarayı daha da depreştirerek ve yüreğini helak ederek dindirilir. Böylesi bir keder, teselli edilmek de istemez, çaresizlik duygusuyla beslenir.
Sayfa 73
Reklam
"Dokunduğunuz her şeyi tam anlamıyla kirletiyorsunuz."
Sayfa 69
Aklıma düştü gözlerin Boynumu büktüm ağladım Elveda dediğin yerin Yanına çöktüm ağladım Oturduk sanki göz göze Hayalinle ben diz dize İki çay söyledim bize Bir tütün yaktım ağladım Ateştin bardaktın çaydın Olmazdın bunca, olsaydın Yalnızdım ve yanımdaydın Sanma ki tektim ağladım Cihanda sensizlik kadar Ne bir dert ne de çile var Sensizlikte sen vardın yar Ben bende yoktum ağladım Anılar gezdi kanımda Seni aradım yanımda Tespih gibi her anımda Hasreti çektim ağladım Her seven boyun eğmiş Ayrılık ne yaman şeymiş Gözden yaş dökmek neymiş Gözümü döktüm ağladım
Artık yaşamına tükürmek istiyordu. Ah, onu nasıl bir şey sanmıştı halbuki hep, hep boştu... Şöhret, açgözlülük, aşk... Hepsi, hepsi boştu, tutunacak, yaşamda dayanılacak hiç, hiçbir şey yoktu, ölümden başka hiçbir gerçek, hiçbir şey sonsuz değildi...
Ben de seni bekleyeceğim: Senin dünyada beni ayıplamayan tek insan olduğunu hissediyorum...
Sayfa 41
Reklam