Nimetler ne kadar çok olursa, hükümdarlık geniş ve güçlü olursa, bu ateşin tesiri de o kadar çok olur. Şu hâlde, dünyadan faydalanması, dünyevî imkânları fazla olan kimsenin, aşkı da çetin ve ruhundaki ayrılık ateşi de daha yakıcı olur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bil ki, dünya din yolunun konaklarından bir konak, Allah’a giden yolun uğrağı ve yolcuların azıklarını almaları için çölün başlangıcında kurulmuş bir pazardır.
İnsanın hayata kendini fazlasıyla kaptırmamak adına bir kere bile olsa her başlığını sindirerek okuması gereken kıymetli bir kitap. Net çıkarımım ise , kitabın da direkt önümüze koyduğu aşağıdaki alıntıdan ibaret.
“Doğuştan getirdiğimiz bir kusur var: Hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz. Bu kusurumuzu gidermedikçe, dünya gözümüze çelişkilerle dolu bir yer gibi görünecektir. Çünkü her adımımızda, her büyük ister küçük bir şey yapış girişimimizde ve insan hayatının, insanların acı çekmeden yaşam sürdürmelerine olanak verecek biçimde tasarlanmadığını anlayacağız… İşte bu yüzden neredeyse bütün yaşlıların yüzlerinde aynı ifadeyi, yani düş kırıklığını görmek mümkündür.”
“Doğuştan getirdiğimiz bir kusur var: Hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz. Bu kusurumuzu gidermedikçe, dünya gözümüze çelişkilerle dolu bir yer gibi görünecektir. Çünkü her adımımızda, her büyük ister küçük bir şey yapış girişimimizde ve insan hayatının, insanların acı çekmeden yaşam sürdürmelerine olanak verecek biçimde tasarlanmadığını anlayacağız… İşte bu yüzden neredeyse bütün yaşlıların yüzlerinde aynı ifadeyi, yani düş kırıklığını görmek mümkündür.”
(Alain de Botton, Felsefenin Tesellisi)