‘’Son sözcükleri söylerken artık oldukça kendinden emindi. Çocuklar hastalanmakla hep gururlanırlar, çünkü bunun ailelerinin gözünde önemlerini iki katına çıkarttığını bilirler.’’
Küçükken (belki de hala) hastayken çektiğim acının altında duyduğum, o artan ilginin verdiği ufak ama güvende hissetmeme sebep olan hazzı Zweig da açıklamış. Halkın adamı velhasıl. :))
"- görüyor musun Tanrım kanıma karışan bu aşktan, tutkudan, arzudan utanmadım, çünkü birdenbire kalbimizin aşkın dikenli aleviyle yanmasını isteyen Sen değil miydin? Her şey Senin takdirin, her şey Senin isteğin değil mi? Bakire kadının kendini erkeğine açması, bakışlarının bakışlarına, bedeninin bedenine temas etmesi Senin isteğin değil mi? Bu nedenle biz karşı koymadık aşkımızın alevine, aksine daha ilk günden itibaren birbirimizin olmaya söz verdik, Yakup ve ben."