"Bak, dinle... Onunla dalga geçmekten neden vazgeçtim anlatayım sana," dedi. "Günlerden bir gün Sacramento Irmağı'nın orada arkadaşlarla takılıyorduk. O gün mavracılığım üzerimdeydi. Lennie'ye döndüm, 'Atla suya.' dedim, Atladı. Hiç yüzme bilmiyordu. Biz onu sudan çıkarana kadar neredeyse boğuluyordu. Onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet duydu ki! Atla diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu. İşte...onunla bir daha asla dalga geçmedim."
‘’Son sözcükleri söylerken artık oldukça kendinden emindi. Çocuklar hastalanmakla hep gururlanırlar, çünkü bunun ailelerinin gözünde önemlerini iki katına çıkarttığını bilirler.’’
Küçükken (belki de hala) hastayken çektiğim acının altında duyduğum, o artan ilginin verdiği ufak ama güvende hissetmeme sebep olan hazzı Zweig da açıklamış. Halkın adamı velhasıl. :))