Elif Arı

Elif Arı
@_elfari16
Kitaplar ise insanları aydınlatan birer hücre..!
Elazığ
3882 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Severken, anlaşılmıyoruz...
10/10
·479 syf.··
2020 232. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 00:42
Bu kitapta nutkum tutuluyor, bu kitaptan sonra mutsuz olduğumu öğreniyorum fakat yine de okumaktan vazgeçemiyorum. Kitabı çok sevdiğim bir arkadaşım severdi, meğer ne çok anlaşılmak istiyordu, özür dilerim o dönem anlıyamadım. Çok adım attım fakat her defasında geri çekildin ve gittik. Şükrü Erbaş diyor ya "Ayrılık ne araya yolların girmesi. ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte. İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!..." "Şu anda sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim.’’ dedi: ‘’Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.’’ Kadınlar sevilmek içindir, erkekler anlaşılmak için diyordu bir yazar. Hayır efendim anlaşılmadan, sevilmek her insanın iç acısı. Anlamadan seviyoruz albayım. Sevince anlamış sayılmıyoruz. Anlayınca sevmiş sayılıyoruz. Bu kitabın asıl konusu bende severek, anlaşılmamak. Hikmet bir oyun yazardır, gerçekte gerçekleşmiyeceğini bildiğimiz bir çok şeyin hayalini kurarız hepimiz fakat oyunlara çevirmeyiz o hayalin güzelliğine sığınıp yaşayıp gideriz. Fakat Hikmet 'in hayalleri bile onu mutsuz ediyordu. Mutsuz olmaya razıydı, sadece anlaşılmak istiyordu. Ve şöyle diyordu: "Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum." Bu yüzden iki karakter yarattı, şansı iki kattı fakat bir şeyin çokluğu onu azaltır. Ne Bilge nede Sevgi anladı onu, çünkü severken anlaşılmamaya mahkum edilen insanlar Hikmet gibi oyun yazarlar, kurduğu oyunlarda yaşar fakat, kurduğu oyunlar da ölür çoğu zaman. "İçimdekileri anlatabilecek birini bulsaydım, belki de bu cinayetleri işlemezdim..." "Mış gibi yapmaktan usandım albayım " diyor.
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·128 syf.··
2020 213. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2020 12:26
Aslında tesadüf eseri çıktı karşıma gecenin beş buçuğu sanki kasıtlı kalkıp ve seni okumam. Eğer öyle olduysa böyle kasıtlı uyanışlara ihtiyacım var. "...hiç üzülmedim, çünkü artık binlerce arkadaşım vardı, kitaplardan tanıdığım birçok üzüntü ve acı dolu yaşamla iç içeydim. Dostlarımı nerede arayacağımı biliyordum bundan böyle." diyor, Pablo Nerudo. Bende kitapları bulduktan sonra, dost aramayı bıraktım... İnceleme yapmayı çok sevmiyorum fakat yinede söylemeden edemiyeceğim, şiirlerin uzunluğuna rağmen hiç sıkılmadan okudum ve Pablo Neurdo gibi güzel bir şair daha ekledim kalbime. Fakat az okunması biraz üzdü açıkçası ben çok, severek okudum. Yeni şairler arıyordum, oda beni arıyormuşki karşılaştık. Şiir sevenler için güzel bir yapıt okumanızı tavsiye ederim. Bir kaç mısra bırakmak istiyorum: "Şimdi, Giysileri Kendinden fazla. Üstündekilerin Boşluğunda yaşıyor Bir evde yaşar gibi. Bedeninin" "Acılardan daha büyük bir yer yoktur Bir tek evren var, o da kanayan bir evren." "Dinleyecek birini arıyorum , Ama bu yıkılmışlığı ve acılar şölenini anlayan yok görünürde."
ŞiirlerPablo Neruda · Cem Yayınevi · 20001,697 okunma
Kesinlikle okumanızı öneririm
10/10
·276 syf.··
2021 63. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 21:23
24 Kez İntihar Eden Ümit Yaşar'ı, yaşarken ölüme mahkum eden oğlu, “Baba öyle intihar edilmez, böyle edilir." diyerek hayatına son veriyor. Ümit Yaşar Oğuzcan için en büyük intaharda yaşarken ölmek oluyor. Kitap şiir ve mektuplardan oluşuyor. Şiirlerinin çoğu ölüm temalı, fakat mektupları aşk ile dolu. Ne kadar zıt konular içersede. İkisinin yaralarını taşıyan adam aynı. "Bir gün her şey düzelecek," dedi. Gerçekten bir gün her şey düzelecek miydi? Yoksa düzelecek olan her şey miydi? Mektuplarını adadığın kadına kavuştun mu? sonunda bilemiyorum ama aşkın bize kavuştu. Artık biz yaşatacağız onu. Güzel seven adam. Benim için çok özel bir yerin var artık. Olur da bir gün aşık olursam senin aşkının büyüklüğünden besleneceğim. Ve bütün şiirlerimi ona adıyacağım...
Aşka Dair NesirlerÜmit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 202110bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2020 70. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 18:17
Cahit Sıtkı Tarancı tipini beğenmediği için evindeki bütün aynaları kaldırdı. Sevgilim var sansınlar diye 6 ay kendisiyle mektuplaştı. Yaş 35 yolun yarısı deyip, 46 yaşında hayata veda etti. Bence önemli olan insanların düşünce yaşı ve ruh yaşıdır. Normal yaşı birer başlıktan ibarettir. İsmi gibi yapışıp kalır. Şiir kitapları insanlara karşı görünemez hisslerin yansımasıdır. Cahit Sıtkı Tarancı bunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Ölüm şairimiz aslında yaşarken ölmeyi çok güzel özetlemiştir. Keyif alarak okdum. Cahit Sıtkı Tarancı'yı ancak yazdıklarında anlayabilirsiniz. Çünkü kelimeleri birer silah özelliği taşıyor. Tek önerim şiirleri sesli okuyunuz anlamı, hissiyattı ve etkisi daha büyük olur....
Otuzbeş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Varlık Yayınları · 198214,1bin okunma
Ne Tolstoy'dan korkun nede kitaplarının kalınlığından.
Puan vermedi·1062 syf.··
2020 34. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2020 18:05
Bir rivayete göre. Tolstoy bir gün hizmetçisine hiçbir şekilde onu rahatsız etmemesini söyler. Hizmetçi Tolstoy'dan korktuğu için sesini çıkarmaz. Ama her gün kapısının önüne yemek bırakır. Fakat Tolstoy'un kapıyı açmaması üzerine,şüphelenir. Kendine bir şey yaptığından korkar, ve hemen Tolstoy'un akrabalarına haber verir. Tolstoy'un akrabaları bir telaşala Tolstoy'un evine koşar. İçeri girdiklerinde, Tolstoy bedbaht bir şekilde yerde ağlamaktır. Akrabalar ne oldu? biri bir şey mi yaptı diye sorarlar. Tolstoy şöyle der "Anna Karanina öldü."  Tolstoy kitabı yazmamış, yaşamıştır. Ve bu kitabı okumamı sağlayan bir rivayet... Tolstoy neden okumalı???? Acıyı, aşkı, mutluluğu, hüzünü, düşmeyi, kalkmayı. Birbirine zıt ve birbirine eş karakterleri ancak onun gibi büyük yazarlar yazar. Tolstoy insanların gözünü çok korkutur. Ama bu sadece bu gözde kalanlar için geçerli. Önyargıları yıkamak istiyorum. Tolstoy okumalı çünkü. En sade konuyu bile kusursuz denilecek derecede açık, anlaşılır ve akıcı yazıyor. Anna'yı okurken acaba hangi karekter Tolstoy diye çok düşündüm. Ve bir kadının duygularını, acılarını, bakış açılarını anlatılmayacak derecede kaliteli. Ne Tolstoy'dan korkun nede kitaplarının kalınlığından. Biraz Anna'dan bahsemek istiyorum. Çok akıllı, büyüleyici bir kadın. İnsanı kendine çekiyor. Gözleriyle, gülüşüyle, duruşuyla, yüreğiyle. Belki okurken kızdınız ona ama şunu unutmayın. Kimse yaşamdan bilemez. Çoğu acı dışardan görülebilidiği kadardır. Anna evlilidir ama eşini sevmez. Çünkü çok mutsuzdur. Onu hayata bağlayan oğludur. Mutsuzluk içindeki tek mutluluk. Anna oğlundan vazgeçecek kadar da aşıktır. Onun aşkı  bu kitapa sığmazken benim anlatılamıma nasıl sığsın???  Kelimelerin ötesinde bir aşk. Her zaman söylediğim bir söz vardır. "Bir insanı yaşatan da bir
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma