“Hissediyorum, dertlerin var. Yapacak çok işin var ama hangi birini yapacaksın sen de bilmiyorsun. Çevrende dolu insan var ama yalnızsın. Kimse sana elini uzatmıyor. Sıkılıyorsun, canın hiçbir şey istemiyor. Merak etme dermanı var. Derman, derdi veren Allah’ta. Ben sadece vesileyim. Ben de senin gibiyim. Ama bugün o dermanı buldum. Aslında o derman zaten var. Bense var olan şeyi keşfettim diyelim. Allah bizi imtihan ediyor. Bize dert veriyor ki sabredelim ve şükredelim. Aslında iyi yönden bak. Allah sevdiği kulunu imtihan edermiş. Bu dünya fani, ben geçiciyim, sen geçicisin. E her şey geçiciyse dertler de sıkıntılar da geçicidir dostum. Şimdi kalk ve Rabb’ine dön, şükret. Rabb’in için çalış ve unutma bakî olan sadece O’dur...” Hemdem
Her okuduğun kitaptan sonra fırına girmiş kek misali pişip olgunlaşacağını zannetme. Böyle bir anlayış seni okumaktan soğutur.
Kitap gıda gibidir; hücre hücre yerleşir beynine.
Yıllar geçtikten sonra anlayış ve pratikte gösterir kendini.
Okumayı bir sabır işi bilmelisin...
Nureddin Yıldız