Pişmanlıkla minnetin harmanıydı her yer. Acılar bile bir kulak çınlamasıydı. Ne kadar uzun, mağrur, buğulu olursa olsun; hiçbir kirpik, rüzgârın camlara çizdiği resimleri silemiyordu. Yarım kalan her şey bir hınçla tamamlıyordu kendini. Bütün seslerin bize ait olduğu bir ruh esrimesiydi yalnızlık.