Meryem Kübra ⁠✿

Meryem Kübra ⁠✿
@_ervahiezel
◍ Geçmişin misafiri ◍ #268709502
10/10
·282 syf.·
2025 17. kitabı
Kaçıp gitmek istediğimiz yerin kaçtığımız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı. Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak... "İstemek enterasan bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır." diye geçiyordu kitapta. Nora da istemişti. Başka bir hayat istemişti. Yaşam sonsuz olasılıklar içerisindedir. Başka olasılıkları da denedi. Mutlu, üzgün, memnun veya korku dolu olduğu çeşitli hayatların olasılıklarını deneyimledi Gece Yarısı Kütüphanesi'nde. Sonrasında da içinde bulunduğu hayata geri döndü. Ama döndüğünde farklıydı. Çünkü artık başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak zorunda hissetmiyordu kendini. Hayalindeki mükemmel evlat, kız kardeş, partner, eş, anne, çalışan olmaya uğraşmaktansa doyum verici bir hayatı ancak yalnızca insan olarak, kendi amacının yörüngesinde dönerek, bir tek kendine hesap vererek yaşayabileceğini artık anlamıştı. Ölümün eşiğine kadar gelmişken şimdi capcanlıydı. Çünkü yaşamayı seçmişti. Sevgi ve gülmek, korku ve acı bu hayattaki en geçer akçelerdi artık onun için. Gökyüzü karardığında, mavi siyaha döndüğünde bile yıldızların sizin için parlaması dileğiyle..
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
Reklam
10/10
·104 syf.·
2025 12. kitabı
Bakarsın bir daha yazmam, tek sözcük bile Artık bütün kağıtlar dolu, kalemler boştur. Yıkılır yüreğimden beynime kurduğum köprüler de. Bir kapı usulca örtülür, bir adam unutulur. Belki o şeydedir mutluluk, o buruk dinginlikte.. Bakarsın bir daha yazmam, tek sözcük bile... Ahmet Erhan Yağan yağmur, sesleri boğan yel ama nefes aldıran bir kutsal gibi şiirler. Anlatamadıklarını bile hissettiriyor. Fazla söze hacet yok. Öteki Şiirler 'i de çok çok öneririm. Mahzenlerimiz karanlıklar içinde iken sonsuz bir acıya teslimiyette bile sabır lazım bize şifa niyetine. Solgunluğumuz daim, mutluluklarımız yarım olsa da tutunacak dallarımız olması dileğiyle..
1000Kitap
Yaşamın Ufuk ÇizgisiAhmet Erhan · Bilgi Yayınevi · 1997749 okunma
Şiddet ve Savaş Karşısında Nebevî Duruş
10/10
·312 syf.·
2025 6. kitabı
Peygamber Efendimiz kendisine ve ashabına reva görülen zulmü her zaman iliklerine kadar hissetse de hiçbir zaman hissî ve fevrî hareket etmemişti. Hadiseleri bütün yönleriyle okuyup tahlil ediyor ve hep bütün gönüllere girme hedefi istikametinde onlara yön vermeye çalışıyordu. Muhataplarına karşı hep af yolunu tutmuş, bu duruşuyla canına kast etmek için gelenlerin neredeyse tamamının gönlünü fethetmişti. Onların Allah'la buluşup O'nun yoluna girmelerini, iman edip ebedî hayatlarını kurtarmalarını hedefliyordu. Yumuşak huy ve yumuşak kelimeler gönüllerin anahtarıydı Ona göre. "Ben lanetleyici olarak gönderilmedim fakat doğru yola davet edici ve rahmet olarak gönderildim!" buyuruyordu. Muhammedü'l Emîn, güçlü ve muktedirken bile affedebilen bir liderdi. Fırsatını bulunca vurmuyor ve kaybettikleri noktada bile onları yine kazanca, hem de mutlak kazanca davet ediyordu. O'nun dünyasında asıl olan barıştı, hilmdi, rıfktı. Müslümanları dengeli olmaya, affetmeye, İslâm'ın nurlu çehresini kirletmek için fırsat kollayanlara gönülleri ondan uzaklaştırmalarına vesile olacak kozlar vermemeye davet ediyordu. Rabb'im bizleri O'nun şefaatine nail eylesin..
1000Kitap
Sulh PeygamberiKolektif · Kolektif · 201470 okunma
10/10
·517 syf.·
2025 4. kitabı
Martin Eden... Birini sevdi ve edebiyatla, kitaplarla tanıştı. O büyülü kapıdan girmek için kendisini geliştirmeye çalıştı. Çokça okudu, yazdı ve daha da çok okudu. Kitapları, şiirleri, biyolojiyi, aşkı bulana kadar çabalamış ve geleceği için ümitlenmişti. Haykırıyordu sevdiği kadına: "İçimde var olanı ben herkesten daha iyi biliyorum. Senden tek istediğim beni sevmen ve aşkımıza inanman." diyordu Ruth'a. Ama o da sürüye dahildi. Belki ilk başta Martin'i olduğu gibi sevmişti ancak olmasını istediği kişiye dönüştüremediğinden, hırslarından koparamadığından bıraktı onu. Martin, burjuvanın en çok cehaletine şaşırmıştı. Eğitimlerini ne yapmışlardı? Nasıl olurdu da kitaplardan bir şeyler öğrenmezlerdi? diye düşünmeden yapamıyordu. Kendi küçük hayatlarını dar kafalı formüllerle yaşayan sürüler olduklarını görüyordu. Kalıplarının kölesi olan insanlar olarak... Ve bir zaman oldu Martin bir boşluğa düştü. Etrafındakileri memnun edecek kadar uyum sağladığını ama kendisini tatmin edemediğini fark etti. Hiç bir yere kök salamamıştı. Her şeyini kaybettiğinde şöhrete kavuşmuştu. Bir anda ilgi gören, saygı duyulan bir adam olmuştu. Ve şaşırıp kızıyordu. Asıl yemeğe ihtiyacı varken kimse onu davet etmemişti ama şimdi binlerce yemek satın alabilecek durumdayken peş peşe yemek davetleri alıyordu. Neden o zaman yapmadınız, diyordu. Tam zamanıydı oysa. O hikâyeler o zaman yazılmıştı. Ben değişmedim, yazdıklarım eskileri. Ama o zaman değil de şimdi neden? Martin, artık yeni bir şeyler üretmedi. Bir sorumluluk saydığı tüm iyiliklerini yaptı. Parası ile destek oldu herkese. Lakin bir isteksizlik ve hissizlik gelip oturmuştu yüreğine. Ve bir yolculuğa çıktı. Yolculuğunda çokça sorguladı. Hayatı ve ölümü düşündü. Ölüm.. "Evrendeki yegâne hayırlı şey buydu. Hayat acı veren bir bezginliğe
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
10/10
·112 syf.·
2025 3. kitabı
Bu kitabın karakteri sizsiniz. Sizi, size anlatıyor. Saydamlığınızı, monotonlaşmış hayatlarınızı, bir gölge oluşunuzu anlatıyor. Kendi gerçekliğinizden başka süren yaşamların, soluk alış verişlerin, adımların olmayışını zannediyorsunuz bazen. İnsanların gidip geldiğini, kalabalıkların oluşup kaybolduğunu görüyorsunuz. Her birine bir sınıflandırma yapıyorsunuz. Planlı, amaçlı ama duygusuz insanlarmış gibi, taş olduklarını sanıyorsunuz. Sonra dönüp kendi içinize bakıyorsunuz. Hiçbir şey yapmak istemiyorsunuz. Rutinlerinizden bir keyif almıyorsunuz. Bir görevmişçesine yapıyorsunuz. Mutsuzluğun yavaşça hayatınıza sızdığını fark ediyorsunuz. Sessizlik tüm bedenizi kaplıyor. Yalnızlığı keşfediyorsunuz. Ama en sonunda yalnızlığın bir şey öğretmediğinden, kayıtsızlığın bir şey öğretmediğinden başka hiçbir şey öğrenmediniz. Bu bir aldatmacaydı, göz alıcı ve tuzaklı bir yanılsamaydı. Yalnızdınız, hepsi bu. Ve kendinizi korumak istiyordunuz. Dünyayla sizin aranızda kurulan köprüler sonsuza dek atılsın istiyorsunuz. Yani korkuyorsunuz. İçinizdeki ışığı görebilmek ümidiyle..
1000Kitap
Uyuyan AdamGeorges Perec · Metis Yayınları · 20205,1bin okunma
Reklam