Sevgili Doğan Cüceloğlu’ndan okuduğum 5. kitap.Herkesin okuması gereken bir kitap.Otomatiğe aldığımız ama nedenini sorgulamadığımız,bize düşündüğümüzden çok farklı mesaj veren davranışlarımız,sevgiyi anlama biçimimiz,dostluk kavramımız,ahlak anlayışımız,patron-çalışan ilişkimiz ve en önemlisi aile ilişkilerimiz.Korku kültürünün bize empoze ettiği davranışlarla,ulaşmak istediğimiz şeye,doğru zannettiğimiz şeye,yaptıklarımızla nasıl uzak kaldığımızı bu kitapla daha iyi anladım.Gerçek anlamda huzur,dış dünya ile iç dünyamızın dengesinde yatıyormuş.Yani insanlara gösterdiğimiz yüzle,can ımız içimiz aynı ise gerçek huzur ve mutluluğu yakalayabiliriz.Aksi her durumda stres,huzursuzluk,memnuniyetsizlik…Kitabın başında keşkesiz bir yaşam için diyor.Evet herkesin hayatında keşkeler mevcut ama bunu en aza indirmek bilincimizi geliştirmek ile olur.Bakmak ve görmek hatta algılamak arasındaki büyük farkı bu kitap ile daha iyi anlıyorsunuz.Hayat aslında algılamamızdan ibaret.Algılamamız için ise bilinç ve ortam çok önemli.Çocuk yetiştirmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ama gerçek anlamıyla kavrıyorsunuz.Çocukları dinlemek,saygı göstermek,tercih hakkı vermek ve mutlaka sorumluluk vermek.Bilinçli bir toplum,bilinçli anne babaların yetiştirdiği çocuklarla oluyor.Bizler ne yazık ki,toplum olarak çocuklara ne tercih hakkı sunuyoruz ne de sorumluluk veriyoruz.Kitapta 6. Yaşında bir çocuğun(ki hocanın kendi çocuğudur bu) bisikletini almak için kendi harçlıklarının yettiği ve ödeyebileceği bir bisiklet seçmesi anlatılıyor.Bu ne demek biliyor musunuz?Bizler yani anne babalar hele ki çocuğu kimseden eksik kalmasın diye düşünen anne babalar,her şeyi fazlasıyla alıyoruz.Çocuklarımız hiç bir sıkıntı çekmeden,fedakarlıkta bulunmadan,taş atıp kolu yorulmadan her şeye sahip oluyorlar ama