Elimden kalem düşmeden okudum, her cümlede derin anlamlar buldum, hayatı ve insanı yeniden sorguladım. Kitabı bitirene kadar “Bu metin daha çok okura ulaşmalı” diye düşünerek sayfalar arasında defalarca durup kendime döndüm.
Şuna eminim ki Mine Söğüt, okuyan herkesi kaçınılmaz bir sorgunun içine çekiyor.
Aslolan, yalnızca bir kalbe sahip olmak değil; vicdanı olan, merhameti yaşayan bir kalp taşıyabilmektir. Çünkü en büyük yıkımı, duygusu körelmiş ve katılaşmış kalpler verir.
Bir diğer mesele ise yargısız infaza olan eğilimimizdir. Gördüğümüzden çok duyduğumuza inanıyor; bir insanın hayatını geri dönüşü olmayan bir noktaya sürükleyebilecek hükümleri, düşünmeden verebiliyoruz. Sonrasında geriye sadece geç kalmış bir farkındalık kalıyor.
Umarım hayatımıza dokunan her insan , yüreğimize iyi gelir, merhametin yer bulamadığı bir kalbe hiçbir sevgi kalıcı misafir olamaz..
İple çektiğim inceleme gelmişş.. yorumunu okurken hissettiğim yegane duygu kesinlikle bu kitabı okumalıyım oldu. Çok merak ettim.. Yarın konuşmamız lazım Senoş, birebir senden dinlemem lazımm. Şimdi de yarınki konuşmamızı iple çekiyorum..Emeğine yüreğine sağlık çiçeğim 🌷🦋🤎
Kalbimizi ya da aklımızı bazen başkalarıyla da paylaşırız.
Güven duyduğumuz birileriyle konuşurken Onun aklına ya da kalbine tutunuruz.
Senin kalbin çalındı Ama buralara kadar gelebildin arkadaşınla,
Yoksa kalpsiz bir ceylan nasıl hayatta kalır ormanda?
Şimdi baktım geldim bazı incelemeleri okudum da Senoş sanırım şu an bu kitaba hazır değilim çapraza alıp bekletmek istemedim yoksa sana eşlik etme düşüncem vardı ama senin yorumunu çok merak ediyorum