Esra

Yaşayarak ölme hakkını yitirmiş gibi ve yaşadığını zannederek nefes alıp vermenin ne demek olduğunu anlatamam.
Reklam
Yüreğimde ateş vardı, çaresizdim... Gençtim, yalnızdım, tutunacak dallarımı kırmışlardı... Her gece uykularım bölünür, uyanırdım. Yine öyle bir gecenin seherinde ellerimi açmış ve gözyaşları içinde öyle yakarmıştım.
Şu anki okuduğum kitaptan dolayı (Efsane) zihnimde hep Yaşar'ın Cezayir Menekşesi şarkısı çalıyor. Çok sevdiğim bir şarkıdır.. Cezayir Menekşesi bir efsaneye göre, Orta Çağ'da idama götürülen mahkûmların boynuna Cezayir menekşelerinden yapılmış çelenkler takıldığı, çünkü bu çiçeğin insanın ölmeden önce görmesi gereken son güzellik sayıldığı söylenirmiş. Bu nedenle bazı kaynaklarda "ölüm çiçeği" olarak da anılırmış. Ölmeden önce son kez bu güzelliği görsünler diye.
Gazilerin ekberleri sendedir Ressamların bihterleri sendedir Koç yiğidin defterleri sendedir Beylerbeyi yurdu vatan Cezayir
Hata ettiğini biliyordu ama o, bir vakitler bunu bilememişti.. Her gece aynı pişmanlığa ağlamanın ne demek olduğunu ise artık kimseye anlatamazdı.
Reklam