zeynep

zeynep
@_ettubrute
7/10
·528 syf.··
2023 1. kitabı
sevgili bay eden. sonunuz için çok üzgünüm. kitap boyunca aşık olduğu kadını etkilemek için kendini geliştiren; yazar olmak umuduna tutunup bu yolda ailesini, arkadaşlarını, sevdiği kadını ve en sonunda da yaşama arzusunu kaybetmiş bir adam martin eden. yaşadığı tüm zorluklar, elde etmek için savaştığı tüm arzular günün sonunda onun için bir anlam ifade etmeyince tüm çabasının boş yereliği ve kaybettiği her şey çok acı. yine de kendisinin onca okuduğu ve öğrendiği şeye rağmen inatçı kişiliği ve saplantılı aşkı beni tatmin etmedi. bir yandan bağlandım karaktere bi yandan “salak! salak!” diye diye dışladım. en sondaki haline ise buruldum. günün sonunda martin eden; tahiti’de lizzie ile birlikte olmalıydın, denizin derinliklerinde değil!
Martin EdenJack London · Koridor Yayıncılık · 2020135,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·352 syf.··
2021 8. kitabı
incelemeyecektim. incelememek için elli tane sebep saydım ama sebepleri saydıkça fark ettim ne kadar çok incelemek istediğimi… fareler ve insanlardan sonra yanlış zamanda okumayı denediğim, beğenmeyip bıraktığım ve yıllarca da bu ön yargıyla yaklaşıp okumayı sürekli ertelediğim ikinci kitaptı bin dokuz yüz seksen dört. on beş yaşımda elime aldığımda ilk yirmi sayfasından acayip sıkılıp, beynimde bu kadar distopik bir romanı biçimlendirememiştim. yıllar içinde dönüp hiç şans vermedim, 1984 furyası başladığında da dönüp bakmaktansa popülerliği beni daha da ürkütmüştü açıkçası. ancak bir kararla kendime george orwell serisi yaparken buldum ve şu an bu kitabı okumuş olmaktan memnun ve memnuniyetsiz olmak arasında süzülüyorum. george orwell’ın, romanlarının sonunda insana vereceği bir umut olmuyor. ki bundan mutlu sona inanan biri olarak son derece rahatsızlık duyuyorum fakat on beş yaşındaki o küçük kızın sıkıldığı şeyleri şu an anlayabiliyor olmak, gerçek hayattan kesitlerini kafamda biçimlendirebiliyor olmak beni çok daha fazla rahatsız ediyor.
Bin Dokuz Yüz Seksen DörtGeorge Orwell · Can Yayınları · 2014200,2bin okunma
8/10
·344 syf.··
2021 7. kitabı
bu kitaptan hiç alıntı almamışım, ne acı. ama incelemesini yapacak kadar çok sevdim ve bir solukta okudum. içerisinde beni sinirlendiren ve üzen bir sürü detay barındırıyordu kitap. ama öncesinde şunu söylemeliyim ki hintlileri sevmiyorum. bu bir tarz ırkçılık değil aslında ancak şöyle bir çitilesem temizleneceklermiş gibi görünmeleri, duymaya tahammül edemediğim ingilizce aksanları, müzikleri, dansları, o kalabalık ülkeleri ile gerçekten hoşlanmıyorum onlardan. ama kitabı okurken ingilizlerin neredeyse onların ırkı için yapılmış her eserlerinde kendilerine vakfettikleri o özel ırk göndermesinden de tüm benliğim ile tiksiniyorum. -bir benzeri sineklerin tanrısında da işlenmişti.- bu yüzden o avrupalıların kulüplerinden de kendini ve ırkını aşağılık olarak gören veraswami’den de tiksinerek okudum kitabı. flory’nin gerçekten bir ezik oluşu gerçeği, kendine olan özgüvensizliği ve ma hla may’le avrupalı oluşuna rağmen baş edememiş olması gerçeği tüm o cesaretsizliği ve aptallığını ortaya koyuyor. bir ingiliz kadının arkasında köpeğe dönmüş olması, küçüldükçe ve ezildikçe benim bile midemi bulandırdı. elizabeth’in o bitmez tükenmez şımarıklığı -ve tüm bunların sonunda o yaşlı macgregor ile olacağını bir şekilde hissetmiştim-, kendi halinde bile baktığımda mantıksız olan sürekli değişken ruh hali ne kadar yorucu olsa da flory’nin o ezikliğine az bile. reddedilmeye dayanamayan flory’nin intihar etmesinin tek suçu da kendisidir! her ne kadar nefretimi kusuyor olsam da flory’yi silkelemek ve kendine getirmek arzum intihar edişine kadar sürdü. bir karakter olarak bağlandım. pis bir oyuna kurban gitmesine üzüldüm ve en yakın arkadaşı doktor veraswami’nin davranışını ise oldukça onurlu buldum. bütün bunların sonunda ise ikisinin de u po kyin’in stratejilerine mağlup olması ise
Burma GünleriGeorge Orwell · Can Yayınları · 20244,079 okunma
7/10
·262 syf.··
2021 6. kitabı
çok zor oldu. “bu kitabı bitirmek sana neler hissettirdi?” diye sorarsanız ilk diyeceğim bu olur sanırım. çünkü öyle uzun zamandır okuyor ve öyle uzun zamandır bitmeyeceğine emin olmuştum ki, şu an bu incelemeyi yazıyor olmak bile bir hayalimi gerçekleştiriyormuşum gibi geliyor. benim için çok sıkıcı bir kitaptı. öyle olmamasını umardım ama öyleydi. yarısından çoğunu nefes almakta zorlanarak ve gerçekten çok uzun bir sürece yayarak okuyabildim ve ancak bugün “bu kitabı bugün bitireceğim!” diyebilecek gücü kendimde buldum. kitabı bir solukta okumak, ve yine yer yer sıkıcı yerleri olsa da, genel hatlarına hâkim olmak konusunda çok daha faydalı olacaktır. yüz sayfadan fazlasını tek solukta okudum ve son sayfaları oldukça etkileyiciydi. geçmişi, bugün de hâlâ yaşıyor olmak ne üzücü. eminim herkesin orwell’in kitaplarından çıkaracağı bir ders vardır.
Katalonya’ya SelamGeorge Orwell · Bgst Yayınları · 20121,904 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2021 3. kitabı
kitabı beğenmedim diyemem ancak pek empati kuramadığım bir gerçek maalesef. doktor’un kadına karşı bu sorumluluk hissinin, bağlılığın sebebini anlayamadım. doktor, kararlı, otoriter kadınlara ve hatta kibirli kadınlara karşı bir zaaf gösteriyor. kitaptaki kadın da tam olarak rica etmeyen, eğilmeyen ve kibirli birisi. ilgisini buraya bağlayabilirim ancak doktor da, ona yardım etmek için önce rica etmesini ya da kendisiyle sevişmesini istiyor. kadın tüm dikbaşlılığıyla doktoru reddediyor ve hatta küçümsüyor. buraya kadar her şey tamam, hatta daha sonra kadını bulma isteğini bile anlayabiliyorum. ancak kadını önce ucuz biri görüp sonra tam bir drama queen gibi evinin çevresinde dolanmasını, kadına ulaşma isteğini, tabiri caizse kadının peşinde köpek gibi dolanmasını anlayamadım. kadının şartları çok açıkken ve sen bu şartları yerine getirmeyeceğini açık açık belli etmişken ve daha sonra kadın öldüğünde bile kadının peşini bırakmamışken ne bu vicdan tavırları? herkes kendi davranışlarının sorumluluğunu almalıdır. kadın madem rica edemeyecek, burnu düşse almayacak biri, sana ne? sana mı kaldı kadının onurunu korumak? kaldı ki, son güne kadar senden yardım istemek yerine ölmeyi bile göze almış hâlâ ne kendini zorluyorsun abicim ya. böyle gereksiz şovlara hiç gelemiyorum, gereksiz vicdani muhasebeleri, kadının onurunu korumak için tabuta atlayıp denizin dibini boylayıp ölmesi bana hep aşırı geldi açıkçası. ha bana mı kalmış eleştirmek? evet, bana kaldı. burası sosyal medya herkesin bir fikri var maalesef.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma