Koskoca adamım, aşktan korkuyorum. Buna inanmayınız. Bendeki korku değil. Beni garip eden korku değil. Korku insanı mahvetmez, sadece bozar, değiştirir. Oysa ben insanlıktan çıktım, çünkü korkmuyorum. Ben sadece yadırgıyorum. Niçin her şey daha başka türlü olmamış diye, kahroluyorum. Nasıl olmasını istediğim hakkında, bir fikrim var mı? Asla! Böyle bir fikir sahibi olamam. Nasıl bir oluştan sevineceğimi kestiremiyorum. O halde neden korkayım? Ben aşka değil, şefkate muhtacım. Halbuki ne kadar zamandır, herkes şefkatini kendine saklıyor.
"Sen açık renkli Acem halısısın, yalnızlık ise çıkmayan Bordeaux şarabının lekesi. Yalnızlığın Fransa'dan taşınmış, yaranın acısı Ortadoğu'dan gelmiştir. Kadınsız erkekler için, dünya çok geniş, keskin ve ağır bir karışımdır, tıpkı ayın arka yüzü gibi."