Birkaç dakika sustuktan sonra:
Şimdiki zaman, diye söze başladı. Şimdiki za- man, orta insanın parlak zamanı; duygusuzluğun, terbiyesizliğe saygının, tembelliğin, iş kabiliyetsizli ğinin, armut piş ağzıma düş deyince her şeyin önüne gelmesini istemek ihtiyacını duyan bir neslin devridir. Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor; kendine bir "ülkü" edinen de az bulunur.
- Bugün Rusya'yı ağaçsızlandırıyor, toprağı güç- süz bırakarak ülkeyi çöle çeviriyorlar. Ümitlerle dolu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zor olacaktı ama tümüyle imkânsız değildi. Küçük mucizeler olurdu bazen. Nasıl umutsuzluğun derinliklerinden umut fışkı- rabiliyorsa ya da savaşın yıkıntıları arasından barış filizlenebili- yorsa, hastalık ve çürümenin içinden de bir ağaç büyüyebilirdi. Kıbrıs'tan alınan bu çelik İngiltere'de kök salacak olursa, ikisi ge- netik olarak özdeş olacaktı ama tam aynı da olmayacaklardı.
Kıbrıslı kadınlar birine bed- dua ettiklerinde, bariz bir kötülük gelmesini dilemezler o kişinin başına. Yıldırım düşsün, görünmez kazalar olsun veya birden kısmeti kapansın diye dua etmezler. Sadece şunu derler:
Asla unutamayasın.