Bu gözlerden bakışla beraber çıkan, fakat mânâdan bambaşka bir şey, maddi ve manevi hiçbir şeyle izahı mümkün olmayan bir şey Ferit'in bütün varlığını sarıyordu. Zehra'nın gözlerinde olduğu gibi bu boğulmuş heyecanların bakışlar yoluyla taşması değildi. Burada, bilakis, burada, insanı sardıktan sonra içeriye çeken ve ruhun ötelerine, her şeyin ötesine götüren ebedîlikte tasarladığımız hareketsizliğe, maddesizliğe ve mânâsızlığa yakın, fakat hazdan bayılacak kadar tatlı ve derin bir hal vardı. Niçin vapurda söylemedim ona. Ne kadar sevinecekti. Bulundu Selma, bulundu. Ne? Ebedilik. Bu benim gözlerimin altında senin bakışındır.